2018 Yaz Tatili Rotamız...

  • Konuyu Başlatan: Konuyu başlatan Ankaralı Mühendis Tarih:
  • Başlangıç tarihi Yazılan Cevaplar:
  • Cevaplar 31
  • Okunma Sayısı: Görüntüleme 4,963
Mesajlar
29
Tepkime Puanı
21
Herkese Merhabalar,

Aranıza yeni katılmakla beraber uzun zamandır bu siteyi takip etmekteydim. Ailemle birlikte yaptığımız ve yapacağımız gezileri bundan sonra burada paylaşmayı düşünüyorum. Ülkemizdeki tatil anlayışı olan “otele git, 1 hafta kal, ye, iç, yat” konsepti bize hiç uymamakta. Evlendiğimiz 2010 yılından sonra ilk zamanlar birkaç kez denediğimiz ama memnun kalmadığımız bu anlayıştan “kafana göre çık, gez, dolaş, tanış, istediğin yerde kal, dön” konseptine döndük uzun zamandır.

2011 yılından beri gezilerimizi ve tatillerimizi bu konsepte göre yapıyoruz. İlk başlarda eşimle beraber başladığımız yolculuklarımıza 2013 Temmuz ayında aramıza katılan kızım ile 3 kişilik bir aile olarak devam ediyoruz. Yol hikayelerimizi sizlerle paylaşarak tatil konseptini değiştirmek isteyenlere yol göstermek istiyorum. Herkesin kendine göre bir tatil anlayışı olduğu için buradaki çeşitliliğe katkıda bulunmak düşüncesindeyim.

Herkese hayat yolculuğunda bol gezmeli maceralar diliyorum. Saygılarımla…

En son bu yaz yaptığımız tatil rotasını detaylı olarak sizlerle paylaşacağım. İlgili yerlerde gerekli bilgi ve açıklamaları yapacağım. Gözümden kaçan noktalar olursa şimdiden özür dilerim. Gezimize eklemeler yapmak isteyenlerin mesajlarını beklerim. Daha sonraki gezilerimizde eklenen yerleri de başka bir rotamıza dahil edebiliriz. İyi seyirler dilerim.

Gezilerimize 2011 yılı ilkbaharında aldığımız ilk arabamız 1993 Lada Samara ile başlamıştık. Aracımızın kilometre sayacı 5 haneli olduğu için aldığımızda 98000 küsur kilometredeydi. 2016 sonbaharında sattığımızda yine 90000 kilometreye yakındı.:smiley: Bu kadar yolun tamamına yakını şehir dışında yapıldı. Lada Samarayı bilen bilir. Ufak tefek arızalar ve ucuz atlatılan bir kaza dışında bizi bir kere bile yolda bırakmadı. Edirne’den Gaziantep’e kadar kullandık. Çok gezdik. Ama çok şükür birbirimizden memnun ayrıldık. Kendisine buradan tekrar teşekkürlerimi iletiyorum. Zamanla daha önceki tarihlere ait gezi notlarımızı paylaştığımda kendisiyle tanışma fırsatı bulacaksınız. 2016 yılından beri gezilerimizde kullandığımız aracımız 2016 Ford C-Max Dizel Otomatik.

Şimdilik bu kadar ön bilgi verdikten sonra maceramızı size aktarmaya başlıyorum. Umarım keyif alırsınız.

TARİH:
4 AĞUSTOS-25 AĞUSTOS 2018

22 GÜN

2018 YAZ TATİLİ ROTAMIZ:

ANKARA-ANTALYA (ADRASAN)-BEYŞEHİR-NEVŞEHİR-SİVAS-ERZİNCAN-SİVAS-AKSARAY-ANKARA

Rotalarımızı kendim oturup ders çalışır gibi hazırlıyorum. Bu şekilde uğraşmak bana büyük bir keyif veriyor. Öncelikle kabaca gitmek istediğim güzergah hakkında bilgiler topluyorum. Eğer yol üzerinde ilgimi çeken ve görmek istediğim yerler varsa rotamı buna göre tekrar revize ediyorum.
Konaklamalar için genellikle düşük ücretli ama temiz yerleri tercih etmeye çalışıyorum. Kamu misafirhaneleri, Polis evleri, Öğretmenevleri öncelikli tercih ettiğim yerler. Eğer bu alternatiflerde yer bulamazsam uygun fiyatlı otel veya pansiyon tarzı yerlerde konaklıyorum. Bazen de çok beğendiğim bir yer olursa orada durup konaklıyorum. Ama genelde Misafirhane ve Öğretmenevleri birinci tercihim. Amacım konaklama maliyetlerini en aza indirip diğer aktivitelere daha fazla para ayırmak. Yazılarımda yeri geldikçe bu ufak fikirlerimi sizlerle paylaşmayı düşünüyorum. Fikirlerim bana ait olup değişmez değildir. Herkesin kendine göre bir bakış açısı olabilir. Tüm fikirlere saygı duyarım. Yeni fikirlere açık biri olarak sizlerden de geri dönüşler alabilirim.

Planlanan Rota: Yaklaşık 2500 km olacak.

upload_2018-11-12_14-10-26.png
 
Son düzenleme:

Etiketler

Mesajlar
29
Tepkime Puanı
21
1.GÜN

ANKARA-TEMELLİ GÖLETİ-GORDİON MÜZESİ VE MİDAS TÜMÜLÜSÜ-SİVRİHİSAR-AKŞEHİR-EĞİRDİR-ISPARTA

Ağustosun 4’ünde, Doğum Günümde yeni bir gezi macerasına başlıyoruz. Birkaç gündür yol hazırlıkları yapan eşim ve tatile çıkacağı için çok heyecanlı olan küçük prensesim uyanmakta zorluk çekiyorlar. Ancak benim planlı biri olmam sebebiyle uyarılarımla hazırlanmaya başlıyorlar. Valizler ve gerekli diğer malzemelerin araca yerleştirilmesi görevi her zamanki gibi bende. Yola çıkmaya hazırız. Her zaman yaptığım gibi yola çıkmadan önceki kilometre sayacımı kontrol ediyorum. Bakalım ne kadar yol yapacağız. Haydi bismillah…
upload_2018-11-12_15-8-5.png


Planımıza göre evimizden ayrılıp Eskişehir yoluna devam edeceğiz ve yol üzerindeki Temelli Gölet’inde mola verip sabah kahvaltımızı yapacağız. Evimiz Eryaman’da olduğu için kolay bir şekilde Ankara Çevre Yoluna giriyoruz ve Eskişehir Yolu bağlantısına kadar ilerliyoruz. Devamında Eskişehir Yoluna dönerek Temelliye doğru gidiyoruz.

( Burada bahsetmem gereken bir husus var. Ankaradan çıkar çıkmaz gezilecek yerler başlıyor. Alagöz Karargah Müzesi ve Malıköy Tren İstasyonu ve Tren Müzesi bunlardan en yakın olanları. Ancak bu gezimizin rotasında onlar yok. Daha önceki gezilerimizde bu yerlere uğramıştık zaten. İlerleyen yazılarımda bu noktalara değineceğim diyorum ve gezimizi anlatmaya devam ediyorum. )

Eryamandan ayrıldıktan yaklaşık 50 km sonra Temelli Göletine varıyoruz.

ccvbc.jpg


Burnumuzun dibinde olan ve daha önce sadece 1 kere gelme fırsatım olan bu yer çok güzel. Göle giriş ücretsiz ve her yerde oturmak için masalar var. Ayrıca market, tuvalet ve çocuk parkı mevcut. Yürüyüş yapmak için müsait alanlarda var. Saat erken olduğu için hiç kalabalık değil. Göle yakın bir masaya oturuyoruz. Hemen kahvaltı hazırlıklarına başlıyorum. Yolda istediğimiz gibi takılıyoruz demiştik ya tüpümüz ve saç tavamızda yanımızda. Hemen tereyağlı, sucuklu, biberli omlet yapıyorum. Ancak saç tavada pek güzel olmuyormuş onu keşfettim.:smiley: Bunun için yanmaz bir tava şart. Çayımızı eşim evden çıkmadan hazırlayıp termoslara doldurmuş zaten. Göle karşı güzel bir kahvaltı yapıyoruz. Birkaç fotoğraf çektikten sonra toplanıyoruz.

fhfgh.jpg
fhfgvbnvh.jpg
upload_2018-11-12_14-57-39.png
 
Son düzenleme:

Mesajlar
29
Tepkime Puanı
21
Yola devam ediyoruz. İstikamet Gordion Müzesi ve Midas Tümülüs'ü…

Yol üzerinde Nasrettin Hocanın Köyü olan ve adı da Nasrettin Hoca Köyü olan yeri ve Polatlı'yı es geçiyorum. Daha önce gezdiğimiz için daha sonra değineceğim. Zaman içinde zaman gibi oldu ancak anladınız sanırım.

Gordion Müzesi ve Midas Tümülüs'ü Polatlı'ya bağlı Yassıhöyük köyü sınırları içerisinde yer alıyor. Gordion yani Yassıhöyük, Anadolu Coğrafyasında M.Ö. 9. yy.’da kurulmuş olan Frigya Krallığının Başkentliğini yapmış. Tümülüs ise Frig Kralı Midasın mezarı.

Kral Midas mitolojik efsaneleri ile ünlü bir şahsiyet. İsterseniz bunlardan kısaca bahsedelim;

FAKİR BİR KÖYLÜ ÇOCUĞU MİDAS

Efsaneye göre Frig boyları Anadolu'ya ilk geldikleri zamanlar yönetim için kavgaya tutuşmuşlar. Çok kanlar dökülmüş. Bakmışlar ki olacak gibi değil ünlü bir kahine gitmişler. Kahin onlara “Kente gece öküz arabası ile gelen ilk adam sizin için en uygun kral olacak.” demiş. Bunun üzerine Frigler gece beklemeye başlamışlar. Derken öküz arabasına satmak için getirdiği malları yüklemiş fakir bir köylü olan Gordios, yanında hanımı ve oğlu Midas ile şehre giriş yapmış. Kehanetin gerçekleşmesi üzerine halk tarafından Kral yapılmış. Kral Gordios ölünce Midas babasının yerine Kral olmuş. Efsanenin devamı için Büyük İskender'in Gordion Düğümü’nü çözmesini araştırabilirsiniz…

TUTTUĞUN ALTIN OLSUN DERLER YA HANİ, İŞTE O LAF BURADAN GELME

Kral Midas bir gün köylülerin ormanda yakalayıp getirdiği yarı insan yarı tanrı (satir) olan Silenos’u cezalandırmak yerine 10 gün boyunca misafir eder ve sonra Dionysos’a (Yunan Şarap Tanrısı) teslim eder. Dionysos bu durumdan çok memnun olur ve “dile benden ne dilersen” der. Kral Midas çok zengin ve güçlü olmak istediği için “Dokunduğum her şey Altın olsun” der. Dionysos onun bu isteğini yerine getirir. Ancak Kral Midas elini dokunduğu yiyeceklerin, eşyaların ve hatta Kızının bile altın bir heykele dönüşmesi üzerine Dionysos’tan yardım ister. Dionysos ona Sardes Kentinde (Lidya Devletinin Başkenti) bulunan Paktalos Irmağında (Günümüzde Manisa’nın Salihli ilçesinde bulunan Tabak Çayı) yıkanmasını söyler. Bunu yapan Kral Midas dokunduğu her şeyin altın olmasından kurtulur. İlginç bir notta Kral Midas’ın yıkandığı bu Irmak Lidyalıların zenginleşmesinin ve parayı keşfetmesinin de kaynağıdır. “Karun gibi zengin” sözü de Sardes Kralı Kraisos için söylenmiştir. Meraklı olanlar konuyu araştırabilirler. Kapıyı aralamak benden...

upload_2018-11-12_15-12-24.png


TANRILARLA TERS DÜŞERSEN KULAKLARIN BÖYLE EŞEK KULAĞI OLUR İŞTE

Kral Midas kırlarda dolaşırken Işığın Tanrısı Apollon ve Kır Tanrısı Pan’ın bir müzik yarışması yaptığını görür. Apollon lir, Pan ise kaval çalmaktadır. Yarışmada hakem olan Kral Midas yalan söyler Kır Tanrısı Pan’ı birinci seçer. Tanrı Apollon bu duruma çok kızar ve Kral Midas'ın müzikten anlamadığını söyler. Sonra da kulaklarını eşek kulağına çevirir. Kral Midas bundan sonra kulaklarını halktan gizlemek için büyük bir şapka takar. Sadece berberi Kralın kulaklarından haberdardır. Berber bu sırrı çok fazla saklayamaz ve bir gece derin bir çukurun içine “Midas'ın kulakları eşek kulakları…” diye haykırır. Sonra çukuru toprakla kapatır. Gel zaman git zaman çukurun üzerindeki toprakta sazlar, otlar büyür. Rüzgarın yardımıyla çukurun içindeki sır tüm ülkeye yayılır. Bunu duyan Kral Midas Tanrı Apollon’a kulaklarını eski haline getirmesi için yalvarır. Tanrı Apollon kulaklarını eski haline getirir ancak yalan söylediği için canını alarak onu cezalandırır.

Küçük bir not. Kral Midas'ın kafatası üzerinde yapılan araştırmalar sonucu kulaklarının doğuştan anormal büyüklükte olduğu keşfedilmiş...Olaylar olaylar.:smiley:

Ayrıca Kral Midas’ın şehrini kuşatan istilacılara teslim olmamak için boğa kanı içerek intihar ettiği rivayet edilir. Ancak yine yapılan araştırmalara göre Kral Midas kafasına aldığı bir darbe sonucu ölmüş…
Gordion Müzesi ve Midas Tümülüs'ü karşı karşıya bulunuyor.
dfgdfdd.jpg


Mısır Firavunlarının Piramitlere gömülmesi gibi Friglerde soylu ve kralları, yanında değerli eşyalarla birlikte Tümülüs Mezarlara gömerlermiş. Bu şekilde gömme yöntemi Anadolu’ya Frigler ile gelen bir adetmiş. Türk ve Altay kültüründe Kurgan ne ise Tümülüs o işte. Gerçekten gördüğünüz zaman çok etkileniyorsunuz. Yüksekliği 55 metre ve çapı 300 metre…


Kral Midas’ın mezarı Anadolu’nun en yüksek ikinci Tümülüs'ü kabul ediliyor. Birincisi ise Lidya Devletinin Başkenti olan Sardes’te (Manisa’nın Salihli İlçesi) bulunan Lidya Kralı Alyattes Tümülüs'ü.

upload_2018-11-12_15-12-40.png


Tümülüs'e girdiğinizde bizi uzun bir koridor (dranos diye isimlendiriliyormuş) karşılıyor.
1901’de keşfedilen mezarda 1951’de arkeolojik çalışmalara başlanıyor. 1957 yılında Zonguldaklı Madencilerimiz tarafından kazısı yapılıyor ve 1960’lı yıllarda Türk Mühendislerimiz bu alanı elden geçiriyor ve bizlere miras bırakıyor. Işıklandırılan koridor gizemli bir yolculuk havası veriyor. Koridor çok uzun olmamakla birlikte kapalı alan fobisi olanların dikkatli olması gerekebilir.

upload_2018-11-12_15-13-1.png


Mezar odasına ulaştığınızda çelik bloklar ile desteklenmiş sedir ağaçları görülüyor. Mezar odalarının ahşap yapıları çok ileri bir teknikle yapılmıştır. Ölüler önceleri ahşap sedirlerin üstüne yatırılırmış. Ölü ve ölünün armağanlarının bırakılmasından ve ahşap çatının kapatılmasından sonra, odanın üstü yığma bir tepeyle kapatılırmış. MÖ 7. yüzyılın sonlarından itibaren Yunanistan’dan gelen kültürel etkiyle yakılmaya başlanmış.

Kral Midas'ın mezarında bulunan kirli tabaklarda yapılan analiz sonuçlarına göre, mezarın içinde Krala en yakın kişilerce son bir yemek yenmiş, yemekten sonra masa, tabak çanak ve kalan yemeklerin içinde olduğu küpler içerde bırakılmış ve ondan sonra mezar kapatılmış. Menüde ise acılı et güveç, mercimek lapası ve ballı bira varmış. Midas büyük bir ziyafeti kaçırmış sanırım.:smiley:

upload_2018-11-12_15-13-11.png


Müzede Antik Kent ve Tümülüs kazısı sırasında elde edilen eserler, Tümülüs hakkında bilgiler, Gordion kazılarında elde edilen sikke ve mühürler, Eski Tunç Devri ve Erken Frig Dönemine ait eserler var. Kral Midas'ın mezarından çıkan buluntular ve kemikler Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde sergileniyor. Ankara’ya yolu düşenler kesin gitmeli bence.

Ayrıca müze girişinde bulunan alanda belli aralıklarla Gordion ile ilgili video sunumu yapılıyor. Vaktiniz olursa izlemenizi tavsiye ederim. 15 dk. civarı sürüyor. Gişede görevli kişi bu konuda yardımcı oluyor. Müzekart geçerli, biletli giriş ise Ağustos 2018 itibariyle 5 TL idi.

upload_2018-11-12_15-13-22.png


Müzenin bahçesinde o döneme ait mozaiklerin sergilendiği bir alan var. Frig Mozaikleri o dönemde yapıların duvarlarını ve tabanlarını süslermiş. Anadolu’da şu ana kadar bulunan en eski mozaik süslemeleri buradakilermiş. Gaziantep Zeugma Müzesinde gördüğümüz mozaiklere göre çok sönük kalmalarına rağmen tarihsel değeri onları bölge için baş tacı yapıyor.
 
Son düzenleme:

Mesajlar
29
Tepkime Puanı
21
upload_2018-11-12_15-24-9.png


Müzenin bahçesinde Anadolu’ya yerleşmiş başka bir kavim olan Galatlara ait bir mezar bulunmaktadır. Define avcılarının 1954’de kaçak kazısı sonucu ortaya çıkan mezar, Müze uzmanları tarafından aslına uygun olarak yeniden çizilmiş, bloklar numaralandırılmış. Kültür Bakanlığı’nın çalışması ile 1999 yılında Müzenin bahçesinde yeniden inşa edilmiş ve bir tarihi eser daha kurtarılmış. Bu noktada Kültür Bakanlığı’nı kutluyorum.

Müzedeki bölümlerin bazıları aşağıda…

upload_2018-11-12_15-24-21.png
upload_2018-11-12_15-24-36.png
upload_2018-11-12_15-24-47.png


Kral Midas’a veda ediyor ve Sivrihisar’a doğru yola devam ediyoruz. Yolda hız kontrolü yapılan ve Ağustos 2018 tarihi itibariyle yol çalışması olan noktalar vardı. Dikkatli ve yavaş gitmekte fayda var.
Sivrihisar Eskişehir’e bağlı bir İlçemiz. Daha sonraki gezi yazılarımda bahsedeceğim için burada anlatmıyorum.

upload_2018-11-12_15-24-57.png


Sivrihisar’da yemek ve çorba molası veriyoruz. İstikamet belli. Meşhur Çorbacı Koca Usta. Belediyenin tam karşısında bulunuyor. Sonra Mevlana Pide Salonuna uğruyoruz. O da Belediyenin yan sokağında. Bu iki yer benim Sivrihisar’da uğradığım fiks mekanlar. Ancak Koca Usta dükkanda yoktu ve bu gezimde içtiğim çorba hiç öncekilere benzemiyordu. “Acaba dükkan el değiştirmiş olabilir mi?” diye düşünmedi değilim. Uğrayan olursa çorba hakkında yorum bekliyorum. Özellikle kelle paça harikaydı ancak dediğim gibi tadı eskisi gibi gelmedi bana…

Mevlana Pidenin kebapları ve tatlıları çok güzel oluyor. Tavsiye ederim.

Yemeğimizi yedikten ve çaylarımızı içtikten sonra devam ediyoruz. Emirdağ üzerinden Akşehir’e geçeceğiz. Bu yolu çok seviyorum. Emirdağ ayrımına kadar viraj yok dümdüz…

Emirdağ-Bolvadin-Çay-Sultandağı rotasını takip ederek sonunda Akşehir’e ulaşıyoruz. Daha önce burayı da gezdiğimiz için sadece Nasrettin Hoca Türbesini ziyaret ediyoruz.

upload_2018-11-12_15-25-17.png
 

Mesajlar
29
Tepkime Puanı
21
upload_2018-11-12_15-31-18.png

upload_2018-11-12_15-31-39.png


Bizim prensese birkaç hediye alıyoruz ve sonra Eğirdir’ devam…

upload_2018-11-12_15-31-51.png

upload_2018-11-12_15-32-1.png


Eğirdir’e vardığımızda akşam olmuştu. Arabamızla Yeşilada etrafında bir tur attık. Hızır Bey Camisini gezdik. Ahşap direkli eski bir cami. 1237 yılında yaptırılmış. Caminin minaresi bir kemer üzerine inşa edilmiş ve altından yayalar geçebiliyor. Bu özelliği ile tek olduğu söyleniyormuş. Cami içinde bulunduğu avluyu Dündar Bey Medresesi ile paylaşıyor.

upload_2018-11-12_15-32-14.png

Kaynak: http://galeri.netfotograf.com/fotograf.asp?foto_id=555538

Sonra da bir dondurma, çay molası verdik. Devamında Eğirdir sokaklarında kısa bir gezinti yaptık.

upload_2018-11-12_15-32-26.png


Eğirdir “Cittaslow” yani “Yavaş Şehir” olarak tescillenen bir ilçemiz. 1999 yılından beri İtalyanların organize ettiği bir komite tarafından bu unvan veriliyormuş. Şu anda Ülkemizde 15 adet onaylı yer varmış.

Yavaş Şehir Hareketi, hızlı modern hayatı eleştiren ve hayatın farklı alanlarında (yeme biçimi, ekonomik hayat, insanlar arası ilişki vs.) hız ve modern tüketim kalıplarını dönüştürecek bir kültürel değişimi savunan toplumsal bir hareket olarak bilinmekte. 70 adet kriteri mevcutmuş…

Detay isteyenler için: http://cittaslowturkiye.org/

Gün biterken Atabey-Gönen rotası üzerinden Burdur’a geçtik. Gece Burdur’da konakladık.
 



Mesajlar
29
Tepkime Puanı
21
2. GÜN

BURDUR-ANTALYA-ADRASAN

Sabah kalktıktan sonra Gazi Caddesinde Simit Sarayında kahvaltımızı yaptık. Sonra Çikolata Şeker Dünyasından Haşhaşlı Helvamızı aldık. Burdurun meşhur lezzeti oluyor kendileri. Ayrıca Ceviz Ezmesi de yöresel bir lezzet. Yolu düşen mutlaka tadına baksın derim.

upload_2018-11-12_15-45-23.png


Burdur öyle bir resimle anlatılacak yer değil. Lavanta Kokulu Köy Kuyucak, Burdur Doğa Tarihi Müzesi, Taş Oda Konağı ve diğer yerleri 2017’de yaptığımız gezimizi içeren yazımda anlatacağım.

Yolumuz uzun bugün. Çünkü Adrasan’a gidiyoruz. Adrasan’ı ilk gördüğümden beri çok seviyorum. Tam kafa dinleme yeri. Ne öyle akşama kadar bangır bangır müzik çalınan beach’ler var, ne de sizi güneşlenirken gelip rahatsız eden satıcılar…

Hani demiştim ya sabit bir yerde takılmayı sevmiyoruz diye. İşte Adrasan bu konuda bizim bu konudaki ender istisnalarımdan biri. Hatay’dan Çanakkale’ye kadar en hoşuma giden yerlerin başında geliyor. Elbette tüm sahillerimiz güzel ama Adrasan benim için daha bir güzel.

Bugün günlerden Pazar. Adrasan’da köylü pazarı günü. Önce pazara gidip alışveriş yapıyoruz.

upload_2018-11-12_15-45-38.png

upload_2018-11-12_15-45-48.png


Sonra Otelimize gidiyoruz. Adrasan Margarita Otel’de kalacağız. Küçük bir otel. Yüzme Havuzu ve odalarda klima, TV var. Ancak buzdolabı yok. Zaten odada pek durmadığımız için gerekli olmadı. Fiyat olarak gayet makuldü. 2 kişi ve 1 çocuk günlük 300 TL. Tabi bizim bıdık 5 yaşında olduğu için. Çocukların yaş sınırı için bilgi almak gerekli. Sabah Kahvaltısı ve Akşam Yemeği fiyata dahil. Yemekler doyurucu ve güzeldi. Adrasan’a yolu düşenlere tavsiye edebilirim. Otel plaja 300 metre mesafede.

Adrasan Margarita Otel
Adrasan Mahallesi, Deniz Cd., 07370 Kumluca/Antalya
Telefon: (0242) 883 11 12
https://www.margaritaotel.com/

5 gün burada olacağız. Valizlerimizi bırakıp doğru denize gidiyoruz. Adrasan sahilinde belediyenin aralıklarla kurduğu tuvalet, soyunma kabini ve duş yerleri var. Bu kısımlar ücretsiz. Plaj kullanımı ücretsiz. Şezlong ve şemsiye kullanımı kişi başı 5 tl. Sahil çok geniş ve uzun. Denizi çok temiz ve kum. Çocuklar için ideal. Hemen derinleşmiyor. 15-20 metre açıldıktan sonra boyunuza ancak geliyor.

upload_2018-11-12_15-46-1.png


upload_2018-11-12_15-46-22.png


Sahilde çok sayıda market, cafe, gözlemeci, mısırcı var. Buralardan ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. Paraşüt Market’te her şeyi bulmak mümkün. Plaja yakın ücretli otoparklar var. Günlük 5 tl. Ancak otoparkın biraz ilerisinde bulunan alanlarda gayet güvenli ve ücretsiz. Ben devamlı bu yerlere aracımı bırakıyorum.

Adrasan’da Balık Avı ve Tekne Turları çok meşhur. Günübirlik turlar var. Tekne Turlarının ücreti 2018 Ağustos itibariyle 50-70 tl arası idi. Hiç katılmadığım için yorum yapamayacağım. Ancak katılan kişilerle görüştüğümde çok güzel olduğunu ve Sulu Ada’ya kesin gitmemizi söylediler. Kısmetse bir gün de oraya gideriz.:smiley:

upload_2018-11-12_15-46-39.png


Adrasan böyle bir yer işte. 5 gün sonra yola devam edeceğiz. Şimdi deniz, kum, güneş zamanı…
 

Mesajlar
29
Tepkime Puanı
21
7.GÜN

ADRASAN-ANTALYA

Bugün otelimizden ayrıldık ve günümüzü güzel değerlendirmek için yine denizde takıldık. Akşama kadar denize girdikten sonra Adrasan’a veda edip Antalya merkeze devam ediyoruz. Konaklama için misafirhanemize gidiyoruz.

8.GÜN

LARA POLİS KAMPI-MANAVGAT ŞELALESİ-BEYŞEHİR

Sabah kalkıp Lara Polis Kampına doğru yola çıktık. Giriş ücreti tüm gün kamu çalışanlarına 3 TL. Sivil 5 TL. İçerideki her şeyi ücretsiz kullanabiliyoruz. Soyunma kabinleri, şemsiye, şezlong, duşlar vs. İçeride restoran ve kafe var. Kahvaltı kişi başı Ağustos 2018 itibariyle 20 tl idi. Açık büfe ve çok çeşit vardı. Ayrıca kafede tüm yiyecek çeşitleri var. Fiyatlar bir tık pahalı. E tabi normal Lara burası diyor görevli.
Denizi bir Adrasan etmez tabi ama idare eder. Öğleden sonraya kadar buradayız.

upload_2018-11-12_15-55-19.png

şişi,şi,ş.jpg


Saat 2 civarı Lara’dan ayrılıp Manavgat’a doğru devam ettik. Yolda alışveriş yaptık. Manavgat’ta saç kavurma yapacağız.
Manavgat şelalesinin hemen yanında ücretsiz piknik alanı var. Tuvalet, çeşme ve çocuk parkı mevcut. Şelalenin girişindeki otoparklara aracınızı koyup boşuna para vermeyin. Hemen az ilerde benzinlik var. Onun arkasında ücretsiz otopark bulunuyor. Oraya aracınızı bırakabilirsiniz. Gayet güvenli. Ben hiçbir sorun yaşamadım. Şelaleye 3 dakika yürüme mesafesinde.
Şelaleyi daha önce gezdiğimiz için direk piknik alanına geçtik. Akşama kadar buradayız. Çaylar demlendi, kavurmalar yapıldı. Buyurun birlikte olsun.:smiley:

upload_2018-11-12_15-57-48.png

upload_2018-11-12_15-58-17.png


Pikniğimizi yaptıktan sonra Beyşehir’e devam ediyoruz. Yolda Opet Akseki’de yakıt ikmali yapıyoruz. Evden çıkarken yakıtı Eryaman’da fullemiştik. Yaklaşık 900 km sonra tekrar yakıt alıyoruz.

upload_2018-11-12_15-58-27.png


Mola sonrası rotamız İbradı-Derebucak üzerinden Beyşehir. İbradı için bir not. Burada bulunan Altın Beşik Mağarası çok değişik bir yer. Sonraki yazılarımda gezdiğimiz bu yeri de sizlerle paylaşacağım. İstikamet Beyşehir Öğretmenevi. Ücreti kamu görevlileri için Ağustos 2018 itibariyle 2 kişi 80 TL, Siviller için 2 kişi 90 TL. Açık büfe kahvaltı dahil. Temiz ve güzel bir öğretmenevi. Tavsiye ederim.

9. GÜN

BEYŞEHİR-KONYA-AKSARAY-NEVŞEHİR

Sabah uyandığımızda karşılaştığımız manzaraya hayran kaldım. Daha öncede Beyşehir’e gelmiştim ama konaklama imkanım olmamıştı. Sırf bu manzara için gelinir diye düşünüyorum.

upload_2018-11-12_15-58-51.png
 

Mesajlar
29
Tepkime Puanı
21
upload_2018-11-12_16-6-43.png


Karşıda görülen dağ sırası, eşimin memleketi olan Isparta-Şarkikaraağaç ilçesinde bulunan Kızıldağ Milli Parkı. Türkiye’nin tek Mavi Sedir Ormanı ile ünlü ve Dünya’da oksijen yoğunluğu olarak 3. Sırada bulunan bu yerle ilgili gezimizi daha sonra size aktaracağım.

upload_2018-11-12_16-6-52.png


Kahvaltımızı yaptıktan sonra Beyşehir Gölünün doğu kıyısında bulunan Eşrefoğlu Camisine gidiyoruz.

upload_2018-11-12_16-7-4.png


Anadolu’daki ahşap direkli camilerin en büyüğü ve en orijinalidir. 1299 yılında Eşrefoğlu Emir Süleyman Bey tarafından yaptırılmıştır.

upload_2018-11-12_16-7-15.png


Kış aylarında camiinin damındaki kar, çatının ortasındaki boşluktan caminin ortasındaki havuza atılmış ve ortamı nemlendirerek yakılan sobalardan ötürü ahşap sütunların çatlayıp kurumasını engellemiştir. 1965 yılında karlığın üstü camla kapatılmış ve işlevini yitirmiştir.

upload_2018-11-12_16-7-27.png


Caminin süslemeleri kök boya ile yapılmış ve gerçekten bu işin zirvesinde bir konumda.

upload_2018-11-12_16-7-39.png


Mihrap firuze, lacivert ve mor çiniler ile kaplanmış. İnsan gerçekten bakmaya doyamıyor.
 

Mesajlar
29
Tepkime Puanı
21
upload_2018-11-12_16-10-29.png


Minber tamamen ceviz ağacından oyulmuş ve çivi, tutkal vs. kullanılmadan geçme tekniği ile yapılmış.

Bu tarz eserlerin tahrip olmadan günümüze ulaşması çok karşılaşılan bir durum değil. Mutlaka gelin ve bu güzelliği yerinde görün…

upload_2018-11-12_16-10-40.png


Cami çıkışında hediyelik eşya satan teyzeler var. Camiye özgü magnetler, maketler ve bez bebekler satıyorlar. Bizim küçük kuzu biraz yoruldu galiba.:smiley:

Eşrefoğlu Camisinden ayrıldık ve Isparta yolundan devam ettik. Şimdiki durağımız Sadıkhacı Kasabasında bulunan Eflatun Pınarı. 20 km sonra oradayız.

upload_2018-11-12_16-10-50.png


Burası 4000 yıllık bir miras. Hititlerden kalma gerçek bir pınar. Yapılış amacı bilinmiyor ancak bilgilendirme panosunda buranın eski bir dini merkez olduğu yazıyor. Hititlere bin tanrılı devlet dendiğine göre suya tapınma işi normal geliyor sanırım. Pınardaki su akıyor ve buz gibi…

upload_2018-11-12_16-11-0.png


Çevresi tel örgü ile çevrili küçük bir alanda bulunuyor.

upload_2018-11-12_16-11-12.png



Pınarın kaynağından su içmeyi ihmal etmeyin. Hatta yanınızda şişe varsa bence doldurup yanınıza alın. Su sanki buzdolabından çıkıyor.

upload_2018-11-12_16-11-29.png


Anıtta büyükçe bir su havuzu var. Havuzun üst tarafında bulunan taş panoda çeşitli hayvanların ve yaratıkların tasvirleri var.

Bu güzel yeri de gördükten sonra Üçpınar Köyüne devam ettik. Burada yemek molası verdik ve Yunuslar Köyü üzerinden Konya’ya doğru ilerledik.
 
Son düzenleme:

Mesajlar
29
Tepkime Puanı
21
upload_2018-11-12_16-15-14.png


Konya Kent Ormanı’nı geçince yolun sol tarafında uçan bir sürü uçurtma gördük. Herhalde piknik alanı felan var çocuklar uçuruyor dedim ama hiç de düşündüğüm gibi değilmiş.

upload_2018-11-12_16-15-25.png


Uçurtma satan bir abimiz her uçurtmayı bir taşa bağlamış. Uçurtmalar kendi kendine uçuyor. Gerçekten zekasına hayran kaldım. Reklamın böylesini para versen yaptıramazsın. Hemen ileriden U dönüşü yapıp abimizin yanına vardık.

upload_2018-11-12_16-15-34.png


Önder Abi Konya’da taksicilik yapıyor. Arta kalan zamanlarda da bu bozkırın ortasında uçurtma satıyormuş. Konya girişinde bozkırın ortasında bizimkilerle beraber dakikalarca uçurtma uçurduk. Ayrılırken bizim kuzuya da bir tane uçurtma aldık. Önder abime uğrayın ve uçurtma alın. Ekmeğini bu şekilde emek vererek kazananlara saygım her zaman sonsuz…

upload_2018-11-12_16-15-44.png


Önder abiyle vedalaşıp ayrıldıktan sonra Akyokuş Kulesinden Konya şehir manzarasını izledik. Sıradaki durağımız Mevlana Türbesi.

upload_2018-11-12_16-15-54.png


Konya’yı daha önce gezdiğimiz için sonraki yazılarımda anlatacağım. Hızlı bir şekilde Türbeyi gezip yola devam ediyoruz.

Hedefimiz Kızören Obruğu ve Obruk Hanı. 75 km’lik yolumuz var.

upload_2018-11-12_16-16-17.png


Karstik arazi yapısından dolayı çökme sonucu oluşan bu obruk benim şu ana kadar gördüklerim içinde en büyük olanıydı. Herhangi bir bilgilendirme tabelası yoktu. Obruk Han’ın hemen arkasında…
 



Mesajlar
29
Tepkime Puanı
21
upload_2018-11-12_16-19-3.png


Yandık biraz sanırım:smiley:

upload_2018-11-12_16-19-12.png


Selçuklu topraklarına ayak bastık, hanlar başladı. O dönemde hanlar kervanların bir günde gidebilecekleri mesafe aralıklarında yapılırmış. 3 güne kadar konaklamalarda da ücret alınmıyormuş. Selçuklu büyük devletmiş vesselam…

upload_2018-11-12_16-19-21.png


Artık yola bundan sonra Faruk Nafiz Çamlıbel’in Han Duvarları şiirini dinleyerek devam ediyoruz.

Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar…

Usta şair bu şiiri Niğde Ulukışla’dan, Öğretmen olarak atandığı Kayseri’ye yaptığı at arabası yolculuğunda kaleme almıştır. Okuyun ve Bedirhan Gökçe’den dinleyin efendim…

Detay isteyenler için; https://listelist.com/han-duvarlari/

Aksaray’a doğru devam ederken Sultanhanı ilçesine uğradık. Burada da bir Kervansaray var, onu göreceğiz. Ancak tadilatta ve herhalde 100 yıl sonra açılır. Yolu düşen bu ara uğramasın bence…

Akşam güneşi tepelerde batarken bizde Aksaray’a vardık.

upload_2018-11-12_16-19-30.png


Ervah Mezarlığının içinde Somuncu Baba Hazretlerinin Kabri ve Somuncu Baba Külliyesini ziyaret ediyoruz. Çok uhrevi bir mekan. Somuncu Baba için kabrinin nerede olduğuna dair net bir bilgi olmamakla beraber Malatya Darende ve Aksaray ön plana çıkıyor. Son araştırmalara göre esas kabrinin Aksaray’da olduğu ispat edilmiş.

Vardığımızda akşam namazı çıkışıydı ve cemaat içinden nur yüzlü bir yaşlı amca bizim yabancı olduğumuzu anlayınca hoş geldiniz dedi, sohbet ettik. Bize burayı biraz anlatır mısınız dedim. Külliyenin de içinde bulunduğu Evrah Mezarlığı, Dar-ı Ervah yani Ruhlar Diyarı manasına gelmekteymiş. 7 binden fazla Evliyanın mezarının burada bulunduğu söylenmekte...

Evliya Çelebi Seyahatname’sinde bu yere defalarca nur indiğini ve sıkıntısı olanların burayı ziyaretinden sonra dertlerinden kurtulduğuna inanıldığından bahsetmekteymiş. Eskiden Hac kafileleri önce Mevlana Türbesine sonra buraya uğrayıp ondan sonra Mekke’ye giderlermiş.

upload_2018-11-12_16-19-39.png

Somuncu Baba Hazretlerine ait olduğu söylenen türbe

Bursa'da halka somun dağıtarak sade bir yaşam süren Somuncu Baba’nın gerçek adı Şeyh Hamid-i Veli’dir. İstanbul' un fethini işaret eden Akşemseddin Hazretleri ve Ankara’da meftun bulunan Hacı Bayram Veli gibi büyüklerin yetişmesinde çok emeği vardır. Bursa Ulucami açılışında ilk hutbeyi Somuncu Baba okumuştur. Türbede Fatiha Suresi'ni yedi farklı mana ile açıklamış ve halk tarafından çok takdir kazanmıştır. Fakat sırrı ortaya çıktıktan sonra Bursa' dan ayrılmıştır.

upload_2018-11-12_16-19-57.png


Türbesinin nerede olduğundan çok ziyaretten ne amaçladığımızın önemli olduğunu düşünerek bir Fatiha okuduk. Allah ziyaretimizi kabul etsin…

Külliye içerisinde hediyelik eşya satan dükkanlar ve bir de fırın var. Somuncu Baba gibi ekmek yapıp halka dağıtıyorlar. Geç vakitte gittiğimiz için dükkanlar ve fırın kapanmıştı. Bir dahaki sefere inşallah deyip ayrılıyoruz.

Karnımızın acıktığını hissediyoruz ve Külliyenin tam karşısında İpek Kelle isimli lokantaya oturuyoruz. Sivas usulü Kelle, Çorba çeşitleri ve yöresel yemekler var. Daha bir hafta önce açtıklarını söylüyorlar.

Yemeklerimizi yedikten sonra Somuncu Baba Türbesine çıkan merdivenlerin önünde akan bir çeşme görüyoruz. Önünde kalabalık var. Suyun şifalı olduğunu söylüyorlar. Şişelerimizi dolduruyoruz ve yola devam ediyoruz.

Hedefimiz Nevşehir Polisevi. Gece burada konaklayacağız. Fiyatlar uygun. Biz de polis yakını kartı olduğu için indirimli kalıyoruz. 2 kişi 54 TL. Kahvaltı dahil değil.
 

Mesajlar
29
Tepkime Puanı
21
10. GÜN

NEVŞEHİR-KAPADOKYA BÖLGESİ-KAYSERİ-SİVAS

Sabah kahvaltımızı Polisevinde yaptık. 3 kişi 12 tl verdik. Şimdi Kapadokya gezimize başlıyoruz. Kapadokya’ya çok geldik. Ama her seferinde insan çok hayran kalıyor buraya.

60 milyon yıl önce Erciyes ve Hasan Dağından püsküren tüfler ile oluşmaya başlayan bu yeryüzü şekilleri rüzgar, su etkisi ile şimdiki halini almış. Bölge 1985 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınmış.

Kapadokya Pers dilinde Güzel Atlar Diyarı demek. Persler, Roma İmparatorluğu ile yaptığı savaşların sonunda bölgeye hakim olmuş ve bölgede bulunan iyi yetişmiş cins atları savaş ganimeti olarak almış. Kapadokya ismi buradan kalma.

Kapadokya’yı kabaca şöyle gezdik ki kendi aracı ile gezeceklere rehberlik etmesi için buraya yazıyorum;

Uçhisar Kalesi-Göreme Açık Hava Müzesi-Üç Güzeller Peri Bacaları-Deve Peri Bacası-Dervent Vadisi-Zelve Açık Hava Müzesi-Paşabağ-Avanos

Bu rota ile hem çok gezmemiş olursunuz hem de Kapadokya’nın sembol yerlerini tamamen gezmiş olursunuz. Eğer vaktiniz varsa Derinkuyu, Kaymaklı Yeraltı Şehirlerini ve Ihlara Vadisi’ni de gezebilirsiniz. Ancak oralar rotanın biraz dışında kalıyor. Biz daha önce buraları gezdiğimiz için bu gezimizde uğramadık.

upload_2018-11-12_16-26-47.png

upload_2018-11-12_16-26-59.png

upload_2018-11-12_16-27-11.png


Uçhisar’dan Kapadokya’nın bir kısmının görünümü bu şekilde…

upload_2018-11-12_16-27-21.png


Yorgun gezginler:smiley:

upload_2018-11-12_16-27-34.png


7. ve 13.yy arasında baskılardan kaçan Hristiyanlar bu bölgeye gizlenerek manastır hayatı yaşamışlar. Göreme Açık Hava Müzesi’nde peri bacalarının içleri oyularak yapılmış çok sayıda kilise, şapel, yemekhane ve oturma alanları var.

upload_2018-11-12_16-27-49.png


Bazı bölümler arasındaki geçişler oyulan geçitlerle sağlanmış.
Göreme Açık Hava Müzesinden ayrılıyoruz ve yakıt ikmali yapıyoruz. Depomuz yarıya inmiş…
Sırada Üç Güzeller Peri Bacaları var.
 

Mesajlar
29
Tepkime Puanı
21
upload_2018-11-12_16-36-0.png
upload_2018-11-12_16-36-12.png


Yoksa dört güzeller mi demeliyim? :smiley:

upload_2018-11-12_16-36-24.png


Burada fotoğrafçı bir arkadaş vardı. Fotoğrafı çekip 10 dakika içinde güzel bir çerçeveye yerleştiriyor. Ücreti Ağustos 2018 10 tl idi. Bizde hatıra kalsın diye çektirdik. Çok da güzel oldu…

upload_2018-11-12_16-36-34.png


Deve Peri Bacasını da gördük tekrar…

Zelve Açık Hava Müzesine uğramadık. Daha önce gezdik çünkü. Bir de çok dik çıkışı var. Yorucu ama görmeyenler gidebilir. Pişman olmazsınız. Bebekli ailelere tavsiye etmem ama…

upload_2018-11-12_16-36-45.png


Paşabağdayız. Bence burası bütün Kapadokya’yı gezmiş kadar olacağınız, tüm peri bacalarının en güzellerinin olduğu yer. Gezmesi de çok rahat. Düzayak bir yer olduğu için yormuyor. Bir kilise de burada var. Biz girmedik. Paşabağın hemen yanında yüksek bir tepe var. Oraya çıkıp güzel manzarayı izleyebilirsiniz. Biz yorulduğumuz için çıkmadık bu sefer…

upload_2018-11-12_16-36-58.png


Develere binip gezebilirsiniz. Ağustos 2018 itibariyle 30 tl idi. 5 dakika civarı gezdirip getiriyorlar…
 

Mesajlar
29
Tepkime Puanı
21
upload_2018-11-12_16-39-23.png


Bizimki kendine orada da bir arkadaş buldu.:smiley:

Paşabağ’dan ayrılıp Avanos’a devam ediyoruz.

upload_2018-11-12_16-39-35.png


Meşhur Asma Köprü yakınında dondurmacılar var. Mola verip Kızılırmak Nehri kenarında dinleniyoruz.

upload_2018-11-12_16-39-45.png


Kapadokya’ya en yakın yeşil alan burası. Çölde bir vaha gibi Avanos…

upload_2018-11-12_16-39-54.png


Avanos’tan son poz ve yola devam…

İstikamet Kayseri. Acıktık artık. Elmacıoğlu İskender bizi bekler.

upload_2018-11-12_16-40-8.png


Kayseri yolunda ilerlerken Erciyes Dağı tüm heybetiyle önümüze çıkıyor. Kapadokya’nın anasına bir selam gönderiyoruz. Yine aklıma Han Duvarları şiiri geliyor;

Arabamız tutarken Erciyes’in yolunu:
“Hancı dedim, bildin mi Maraşlı Şeyhoğlu’nu?”
Gözleri uzun uzun burkuldu kaldı bende,
Dedi: “ Hana sağ indi, ölü çıktı geçende”

Kim bilir belki de büyük usta Faruk Nafiz Çamlıbel’in izlerini takip ederek Kayseri’ye varıyoruz.

Kayseri’de yemek molası verdik. Bence Elmacıoğlu İskender bu konuda iyi. Hem mekanı enfes hem de yemekleri. Üstelik çokta hesaplı.

Elmacıoğlu İskender
Kılıçaslan Mh. Mustafa Kemal Paşa Bulvarı No:56, 38030 Melikgazi/Kayseri
http://www.elmaciogluiskender.com/

Yemeklere toplam 45 TL hesap ödedik.

Yemek molası bitiminde Sivas’a doğru yola devam ediyoruz. Bu gece Sivas Polisevinde kalacağız. Polis yakınlarına 2 kişi Ağustos 2018 itibariyle 58 tl. Kahvaltı hariç.


11. GÜN

SİVAS-ERZİNCAN

Sabah kahvaltımızı Polisevinde yaptık. 23 tl tuttu. Burası diğerleri gibi değil. Her şeyin fiyatı ayrı. Yumurta adet olarak hesaplanıyor vs.

Kahvaltı sonrası Sivas’ı gezeceğiz. Daha önce gelmiştik ancak pek gezememiştik. Merkeze kadar araçla gidiyoruz. Aracı Kongre Binası yakınında bırakıp yaya gezeceğiz. Gezilecek yerler birbirine çok yakın.

Şehir Meydanında turizm ofisi var. Görevli arkadaş bize harita ve broşürleri veriyor. Açıklamalarını dinledikten sonra teşekkür edip ayrılıyoruz.

upload_2018-11-12_16-40-24.png


Bizim ufaklık olayı çözmüş artık. Rehberimiz olmaya niyetli.:smiley:
 

Mesajlar
29
Tepkime Puanı
21
upload_2018-11-12_16-45-13.png


Sivas Kongresinin yapıldığı Erkek Lisesi…

upload_2018-11-12_16-45-25.png


Müze çok güzel dizayn edilmiş ve bilgilendirmeler çok açıklayıcı. Emeği geçenleri kutluyorum. Milli Mücadelemizi çok net olarak ifade etmişler. Bilhassa öğrenciler için çok faydalı olduğu kesin…

upload_2018-11-12_16-45-34.png

upload_2018-11-12_16-45-42.png

upload_2018-11-12_16-45-49.png


Mustafa Kemal Atatürk’ün Kongre boyunca kaldığı odası. Kongre boyunca Sivas’ta 108 gün kalmış.

upload_2018-11-12_16-45-58.png


İtilaf Devletleri ve İstanbul Hükümetinin tüm engelleme çabaları ve Sivas’ın işgal edileceği dedikodularına rağmen tüm yurttan delegeler Atatürk’ün çağrısına uyarak Sivas’a gelmişlerdir. Milletimizin yeniden uyandığı yer olan Sivas Kongre Müzesi beni çok etkiledi.
Kongre Binası’nı da içine alan Sivas Kent Meydanında Buruciye Medresesi, Şifahiye Medresesi ve Çifte Minareli Medrese bulunmakta.
 



Mesajlar
29
Tepkime Puanı
21
upload_2018-11-12_16-49-44.png


Buruciye Medresesi. İçeride bir etkinlik olduğu için giremedik. Çok kalabalıktı. 1271 yılında Selçuklu Sultanı III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde Muzaffer Burucerdi tarafından yaptırılmıştır. O dönemde Üniversite (Fen Fakültesi) olarak hizmet vermiştir.

upload_2018-11-12_16-49-55.png


Şifahiye Medresesindeyiz. O dönemin hastanesi ve tıp fakültesiymiş.

upload_2018-11-12_16-50-6.png


I. İzzettin Keykavus Türbesi Şifahiye Medresesinin içinde yer alıyor.

upload_2018-11-12_16-50-15.png


Bir Selçuklu Sultan’ının eniştem olduğunu öğrendim. I. İzzettin Keykavus, Erzincan-Kemah Beyi’nin kızı ile evlenmiş. Bir Kemahlı olarak gurur duydum. Eee kolay mı öyle. Koskoca Selçuklu Devletine gelin vermişiz.:smiley:

upload_2018-11-12_16-50-26.png

upload_2018-11-12_16-50-37.png


Gök Medrese. 1271 yılında İlhanlılar Veziri Şemseddin Cüveyni tarafından yaptırılmıştır. Zamanla tahrip olan yapının sadece giriş kapısı ve 2 minaresi günümüze kadar ulaşabilmiş.
 

Gezenbilir bilgi kaynağını daha iyi bir dizin haline getirebilmek için birkaç rica;
- Arandığında bilgiye kolay ulaşabilmek için farklı bir çok konuyu tek bir başlık altında tartışmak yerine veya konu başlığıyla alakalı olmayan sorularınızla ilgili yeni konu başlıkları açınız.
- Yeni bir konu açarken başlığın konu içeriğiyle ilgili açık ve net bilgi vermesine dikkat ediniz. "Acil Yardım", "Lütfen Bakar mısınız" gibi konu içeriğiyle ilgili bilgi vermeyen başlıklar geç cevap almanıza neden olacağı gibi bilgiye ulaşmayı da zorlaştıracaktır.
- Sorularınızı ve cevaplarınızı, kısaca bildiklerinizi özel mesajla değil tüm forumla paylaşınız. Bildiklerinizi özel mesajla paylaşmak forum genelinde paylaşımda bulunan diğer üyelere haksızlık olduğu gibi forum kültürünün kolektif yapısına da aykırıdır.
- Sadece video veya blog bağlantısı verilerek açılan konuların can sıkıcı olduğunu ve üyeler tarafından hoş karşılanmadığını belirtelim. Lütfen paylaştığınız video veya blogun bağlantısının altına kısa da olsa konu başlığıyla alakalı bilgiler veriniz.

Hep birlikte keyifli forumlar dileriz.

BENZER İÇERİKLER



GEZENBİLİR TV

GEZENBİLİR'İ TAKİP EDİN

Forum istatistikleri

Konular
102,450
Mesajlar
1,505,643
Kayıtlı Üye Sayımız
170,945
Kaydolan Son Üyemiz
Yasir

SON KONULAR

BENZER İÇERİKLER



ÖNEMLİ UYARILAR
HAYATİ UYARI: Forumlarda yer alan tüm konular sadece referans amaçlıdır ve içeriklerinde hayati risk taşıyan tehlikeli spor ve benzeri özel uğraşılar olabilir. Lütfen forumlarda okumuş olduğunuz spor veya özel uğraşıların uzmanlarından yardım almadan kendi başınıza denemeye çalışmayın. Aksi halde meydana gelebilecek aksiliklerden dolayı gerek forum yöneticileri, gerekse içerik yazarları hiçbir sorumluluk kabul etmeyeceklerdir.

TELİF UYARISI: Forumlarda yayınlanan yazılı ve görsel materyallerin tüm hakları ve sorumluluğu yazarlarına aittir. Bu materyalleri izinsiz kopyalamak ve kullanmak 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur.

SORUMLULUK REDDİ: Forumlarda yer alan, kullanıcıların oluşturduğu tüm yazılı ve görsel içerik, görüş ve bilgilerin doğruluğu, eksiksiz ve değişmez olduğu, yayınlanması ile ilgili yasal yükümlülükler içeriği oluşturan kullanıcıya aittir. Bu içeriklerin, görüş ve bilgilerin yanlışlık, eksiklik veya yasalarla düzenlenmiş kurallara aykırılığından Gezenbilir ve forum yönetimi hiçbir şekilde sorumlu değildir. Sorularınız için içeriği oluşturan üye ile irtibata geçebilir veya iletişim formumuzu kullanarak yönetime bildirebilirsiniz.

GEZENBİLİR SUNUCULARI: Yüksek Teknoloji ve Güvenlik Sistemleriyle Donatılmış, Merkezi Ankara'da Bulunan, YS-308 Yer Sağlayıcı Belge Numaralı ve %100 Yerli Sermayeli VERİTEKNİK Şirketi Tarafından Barındırılmaktadır.

Copyright © 1999 - 2022 Gezenbilir
DMCA.com Protection Status
Üst