49cc Ile Türkiye Turu

  • Konuyu Başlatan: Konuyu başlatan nagoddogan Tarih:
  • Başlangıç tarihi Yazılan Cevaplar:
  • Cevaplar 6
  • Okunma Sayısı: Görüntüleme 489
02.jpg


01.jpg

Pandemiden dolayı yasakların yenı yeni baslayıp daha önce hiç tecrübe etmediğimiz bu asosyalliğin yan etkilerini yasamaya başlamamızla oluşan motorsiklet turum..
Çocukluğumdan beri motorsiklet kullanmama rağmen küçük bir ilçede (Antalya Finike) yasadığımdan dolayı motorsiklet ehliyeti almamıştım. 50cc altında ki motorsikletleri B sınıfı ehliyetinin kullanabildiğini öğrendikten sonrada küçük bir motor alıp her hafta sonu yakınlarda ki kamp yerlerini ziyaret etme isteği oluşmaya başladı.
O zamanlar çok popüler olan Mondial Revoltu(2. El) gözüme kestirdim fakat kısmet bu ya 250tl gibi bir fiyattan dolayı anlasamadık. Daha sonra Arora Cappucino almya karar verdim ve Manavgattaki mağazada daha ucuz olduğu için ordan alıp Finikeye getirdim.

Motoru daha önce görmeyen yada bilgisi olmayan arkadaşlar için birkaç bilgi vereyim;
Grenaj ve kütük kalitesi olarak gördüğüm kullandığım en kaliteli çin scooteri diyebilirim. Motoru çinden geliyor olsada diğer parçalar (grenaj) Konyada üretilip Adanada montajlanıyor diye biliyorum.
Led far ve stop lambası, ön kısımdakı iki adet led ışık ve teker üzerindeki şerit halinde uzanan led ışık gerçekten motora çok farklı bır hava katıyor. Bu görünüş ozelliklerinin yanı sıra torpido gözünün ve usb soket girişinin olması, arka sepet ve diğer 50cc motorlara nazaran daha hacimli ve selenın daha geniş olması başlıca alma sebeplerim arasındaydı.


Motoru yakşalık 2 hafta 500km kullandıktan sonra bazı yokuşlarda gerçekten zorlanıdğını gördüm ve 50cc pistonunu 80cc piston ile değiştirme kararı aldım. Resimlerden de görebileğiniz gibi piston ve sekman takımına ulaşmak için neredeyse bütün grenaj sokülmek zorunda kalındı. Sekman piston takımı 290 tl idi sanırım o zaman.
Siyah kauçuk olan 50cc piston. Üzerinde DF yazısı olan ise yeni 80cc piston.
500 km rodaj sonunda 80cc piston takıldıktan ve yağ değişimi yapıldıktan sonra artık ufak ufak gezmeye hazırdım.
Yaklaşık olarak 51km hızı geçmeyen motor 80cc pistondan sonra neredeyse 65km hızları görmeye başladı, ayrıca yokuşlardada hatrı sayılır bir performans vermeye başladı.
60km uzaklıkta olan Adrasana ve Olimposa gidip kamp yapmaya karar verdim. Birkaç arkadaşımın da arabalari ile bana katılmalarının ardından yola çıktım. Suan için kafamda sadece gidiş geliş olmak üzere 120-130 km yol yapmak ve kamp yapmak var. Ama öyle olmayacak tabiki. :smiley:


28 Hazıran 1. Gün
Km Başlangıç ve Bitiş : 20-355
Gidilen Yol: 335km
08:24 – 00:23
Finike >Adrasan>Olimpos>Antalya>Serik>Manavgat>Akseki


Finike şehir içinde yaklaşık 20 km turladıktan sonra sabah Adrasana doğru yola çıkıyorum. Önümde, sahil seridinde uzanan 18km bir yol var. Bu tarz düşük cc li motorlarda en yorucu olan kısım uzun ve düzgün yollar. Belli bir hızı geçemedığınız için bu yollar bitmek bilmiyor, ayrıca yanınızdan silme gecen süratlı tırların ve kamyonların rüzgarları kontrolünüzü bozuyor.Adrasan’ın ılık denizinde biraz yüzüyorum. Normlade ağustostan önce denize giremeyenlerdenim fakat Adrasanın denizi gerçekten ılık. Bir şeyler yedikten sonra Olimposa doğru yola çıkıyorum.

Olimposta sıkılarak konaklamaktan vazgeçyorum, arkadaşlarımı bırakıp Antalya merkezdeki evime gitmeye karar veriyorum. Suan için kafamda hala bir tur planı falan yok.
Aynı günün öğleden sonrasında Antalya yolundayım, yaklaşık 30 km kaldı. Arkamda Olimposta kamp yapmak için yanıma aldığım cadır suana kadar bir işe yaramadı fakat yarayacak J Antalya sehir merkezine geldikten sonra hazır yanıımda cadırda var neden motoru biraz uzun yolda kullanmayayım diyerek Alanyaya gidip kamp yapmaya karar veriyorum. Fakat çok spontane gelişen duygularla Manavgattan sonra Aksekiye gitmeye kara verıyorum. Bilen arkadaşlar vardır muhakak. Manavgattan sonra Akseki ve Alanya biraz ters istikametteler.
Bu ilk gece yolculuğum oluyor ve gece 00:30 gibi Akseki ye varıyorum. Bu yol Manavgattan sonra yaklasık 40-50km virajlı rampalı ve çok ıssız bir yol. Daha önce araba ile birçok defa geçtim fakat motorla ve yalnız olunca anladım bu kadar ıssız olduğunu. Hakıkaten tırsmadım desem yalan olur. Bu virajlı rampalarda ha şimdi motor bozulursa ha şimdi benzin bitecek olursa düşüncelerinden kurtulamadım bir türlü. Aksekiye vardığım zaman Duruk otele yerleştim. Resepsiyondaki arkadaş Finikeden geldiğimi duyunca inanmakta zorlandı biraz. Bununla mı geldın hakıkaten diye bir kac defa sordu. İleride bu soruyu soracak olan insan sayısı hatrı sayılır ölçüde artacak.
Bugun toplamda 335km yol yaptım. Arkadaşlarım başlangıçta 50cc motor alma fikrime karşı Finike Kemer (50+50)km yoluna gidip gelmez bu motor hiç alma bir hafta sonra satarsın dıyorlardı.Bir gunde bu kadar yol yapabimek açıkcası benıde şaşırttı. Yolda bir yerde motor kesin şişer birseyler olur diyordum. Fakat her kasabayı ilçeyi geçtikce şimdi sıra bır sonrakınde bunuda geçeyim diye diye geldim Aksekiye. Otele yerleştikten sonra kafamda bir rota beliriyor; Kapadokya.. Seydişehir, Konya, Aksaray, Nevşehir..
Googledan baktığım zaman Akseki Kapadokya arası yaklaşık 433km gosterıyor. Bu mesafeyi bir günde katedip edemeyeceğimi düşünüyorum. Dün geldiğim yol ise Finike Akseki yaklasık 335km. Denize girerek cene calarak bir gunde 335km yaptıysam, 433km lik Akseki Nevsehir yolu haylı haylı bir günde biter diyerek sabah bu istikamette gitmeye karar veriyorum.

29 Hazıran 2. Gün
Km Başlangıç ve Bitiş : 355-773
Gidilen Yol: 418km
09:30 – 22:50
Akseki –Seydişehir-Konya-Aksaray-Nevsehir


Aksekide kahvaltımı yaptıktan sonra 09.30 gibi yola çıkyıorum.
Nevsehire ancak aksam 11 gibi varıyorum ve bir kahve dükkanında soluklarınıyorum. Bütün programım işte burada tekrar değşiyor. istikamet; Batum..
1 Temmuzda Sarp sınır kapısının acılacağını öğrenıyorum ve Batuma gitmeyeye karar verıyorum. Dolayısı ile rotamı; Kayseri,Sivas,Gümüşhane,Trabzon;Rize, Artvin ve Hopa olacak sekilde planlıyorum. Planlıyorum derken sadece sabah nereden cıksam aksam 12 ye kadar nereye varabilirim diye düşününuyorum. Bir günde yaklasık 420km yapabildiğimi gördüm. Bu yüzden -+50 olacak şiklde bür gunde 400km ile 470km arasında yol alabileceğim güzergahı seçiyorum.
Dolayısı ile gelecek konaklama yerı Sivas olacak.

30 Haziran 3. Gün
Km Başlangıç ve Bitiş : 773-1047
Gidilen Yol: 274km
09:30 – 22:50

Nevsehir-Avanos-Kayseri-Sarkışla


Sabah Nevsehirden ayrıldıktan sonra Avanosa gidip bir türk kahvesi içeceğim ve Sivasa doğru yola çıkacağım.
Bu arada arkadaşlarım ile Batuma gitmek istediğim hakkında konusuyorum ve Arora ile iletişeme geçmem konusunda baskı yapıyorlar. 50cc motor ile bu kadar uzun yol katetmenın sürücü içinde motorsiklet içinde zor olduğunu, bu yolcuşuğu sağ sağlim tamamladıgım taktirde Arora markasınında lehine olacağını ve sponsor olabilme ihtimallerinin olduğunu anlatıyorlar. instagram resmi sayfası admını ile ve genel merkezlerindeki sekreter ile gorusuyorum. Nereden yola cıktığımı nereye doğru gittiğimi anlatıyorum, hatta düzenli ve güncel olarak çektiğim resimleri kaydettiğim google drive klasörünün paylasım linkini veriyorum. Fakat sponsorluk yapamayacaklarını söylüyorlar ve hayırlı yolculuklar iyi dilekleri dısında bir gelişme olmuyor maalesef.
Sivasa doğru yaklaşırken, Nevsehirde kafamda olusan rota içinde en çok tedirgin olduğum Sivas Kangalları J
Dağ tepe, gece gündüz yolculukları tamam bir sekilde biter diyorum ama herhangi bir yokusta bir Sivas kangalına denk gelırsem napıcam düşüncesini kafamdan bir turlu atamadım J Bazı yokuşlarda km 25 e kadar düşüyor.Bu hızla Sivas kangalından kacmak imkansız.
Bu gece Sarkıslada konaklayacağım henüz kangalla bir sorun yasamadım umarım bundan sonrada yasamam.
Sabah Sarkısladan çıkıp Trabzona varmak isityorum fakat yollar ekseriyetle rampa olacağı ıcın tek seferde zor olacak. Bilhassa Zigana yokuşu. Bu yuzden 210km Susehri sürüşünden sonra konaklayarak biraz dinlenmek istiyorum. Yorgunluk kendini iyice hissettirmeye basladı.

1 Temmuz 4. Gün
Km Başlangıç ve Bitiş : 1047-1284 Gidilen Yol: 237km
11:00 – 15:00
Sarkışla-Sivas-Susehri


Bugün önümde iki seçenek var;
Ya ormalden daha az yol yaparak dinlenme fırsatım olacak Sarkışla-Susehri 210km
Yada normalden fazla yol yaparak zar zor tabzona yetişeceğim 465km
Gümğüşhane Trabzon arasındaki Maçka rampaları güzümü korkutuyor. Düz yol olsa bir gun kaybetmek istemediğimi için bu yolu sececeğim fakat gece yarısı macka rampalarında kalmak istemiyorum. Gereğinden fazla risk almıs olacağım.
Bu yuzden bugun sadece 210km yol yaparak 15:00 gibi susehrine ulaşıyorum. Biraz kasabayı dolaşıyorum ve bir kahvehaneye giriyorum, motoru görenler Antalyadan geldiğimi duyunca meraklı sorularını esirgemiyorlar. Birkaç saat onlarla sohbet ederek kahve açlığımı gideriyorum. Sıcak bir banyo ve kahveden sonra butun aksam üstü otel odasında dinlenerek geçiriyorum.
Yarın Susehri Trabzon yolunu tamamlayacağım.

2 Temmuz 5. Gün
Km Başlangıç ve Bitiş : 1284-1599
Gidilen Yol: 315km
08:24 – 17:40
Susehri-Gümüşhane-Maçka-Trabzon


Tura başladığımdan veri sürüşten en çok zevk aldığım yolları geçtim bugun.Her coğrafyanın farklı özellikleri, güzellikleri yada sıkıntılıları var tabiki. Antalya çok sıcaktı, konya ovası ise çok rüzgarlı, sivas biraz soğuk, fakat bu yol yemyeşil dağlarla kaplı serin ve temiz hava ve sıcak insanlarla doluydu.
Maçkaya doğru ilerlerken herhangi bir sivas kangalı ile karşılaşmadığımı düşünerek seviniyordum ki
Zigana yokuşlarında tın tın ilerlerken 100-150 metre ileride sağ emniyet şeridinin yanında bir kangalın oturup bana dikkat kesildiğini farkettim. Yaklaştığımda hiç yerinden kalkmadan bana doğru havlama başladı ama hiç yüzüne gözüne bakmadım onu geçinceye kadar, baston yutmuş gibi direk karsıya bakıyordum. Yanından takriben 20km hızla gectım ve bir 50 metre falan ilerledikten sonra kosarak yanımdan geçti ve 50-60 metre ileride yine sağ tarafa oturdu ve yine havlamaya başladı. Allahım dedim aynı korkuyu 2. kez yasatıyorsun bana. Ben yine onu asabileştirmemek için yüzüne gözüne bakmadan gectım yanından. Yine arkamdan kostu ve benı gecerek onumde tekrar durdu ve yine havlamaya başladı. Köpek adeta benımle dalga geçiyor gibiydi. Bu sefer çok korkmadım açıkcası, öyle bir havlayısı vardıkı; ‘’hocam üstümde sosyal bir baskı var, sivas gangalıyım sonucta korkutmam ürkütmem lazım, sen bakma bana ben görevimi yapayım sende geç git işte’’ der gibiydi. Havlıyordu ama isteksiz bir sekilde.
Neyse sivas kangalını da geçtikten sonra depom bosalmaya başlamıstı, 5lt yedek benzin bidonumda bitmişti fakat onumde bir benzin istasyonu olacaktı. Googleda oyle gösterıyordu en azından. Fakat sonradan öğrendiğim kadarı ıle zigana tüneli yapımı için yıkılmıstı bu benzın istasyonu. Zigana yokusundan çıkarken her kavsaktan sonra umarım zirveye gelmişimdir umarım zirveye gelmişimdir diye diye çıktım o yokusları. En sonunda bir kafeterya gibi bir yer gordum ve durdum. Benzinim bitmek üzere oldugunu ve zirveye ne kadar kaldığını sorduğumda merak etme 300 metre sonra hep aşağı ineceksin sozu uzerine rahatladım. Orda bir çay içerek soluklandıktan sonra Maçkaya kadar neredeyse boş depo ile yaklasık 30km falan gittim.
Akşam üzeri Trabzon merkeze ulaştım. Manzaraya karşı bir kahve keyfi yaptıktan sonra otele yerleştim. Yarın Uzungöl ve Ayder Yaylasını gördükten sonra Hopa Sınır kapısına varmayı düşünüyorum.

3 Temmuz 6.Gün
Km Başlangıç ve Bitiş : 1599-1878
Gidilen Yol: 279km
09:17 – 17:30
Trabzon-Uzungöl-Rize-Ayder Yaylası


Bügün sabaha kötü bir haber ile uyanıyorum. İki gün önce açılması planlanan Gürcistan Sarp sınır kapısı bir ay ertelenmiş maalesef. Dolayısı ile Gürcistana giriş yapamayacağım. Bugun Ayder Yaylasına kadar gitmem gereken yolu alacağım daha sonra ise yenı bir plan yapmalıyım.
Her zaman görmek istediğim ama bir türlü kısmet olmayan Uzungölü ve Ayder yaylası bu motorsiklet turuna kısmetmiş. İkiside çok güzel fakat Uzungölde yapılaşma çok fazla artmış. Uzungölden sonra Rize içinde yine Finikeden arkadaşımın (Serdar) israrı ile
kuru fasülye yemeye bir restauranta gidiyorum. Bu hayatımda yediğim en pahalı kuru fasulye olmasının yanı sıra doğru söylemek gerekırse en lezzetlisi oluyor. Sanırım 47tl gibi bir mebla idi fasülye pilav ve ayran. Daha sonra Ayder Yaylasına geçiyorum. Benım favorim Ayder Yaylası oldu. Pandemiden dolayı her iki turizm bölgeside bomboş. Ayder yaylasında fırsattan istifade yol çalışmaları yapılıyordu. Kaldığım pansiyonun manzarasıda cok güzel sahibi çok misafirperverdi. Yolculuk boyunca kaldığım en güzel yerdi diyebilirim.
Bugün yüzümü kızartıp tekrar Arora ile iletişime geçiyorum. Herhangi bir sponsorluk istemediğimi sadece yol üzerinde bazı illerde motorun bakımını yaptırmak yağını suyunu kontrol ettirmek istediğimi söylüyorum. Fakat aldığım cevap yine aynı. Tekrar hayırlı yolculuklar iyi dileklerini alıyorum.
Bu yol üzerinde Antalyadan çıktığımdan beri ilk kez çevirmeye giriyorum. Jandarma ehliyetimi kontorl ediyor ve birkaç kez bu motor hakıkaten 50cc mi diye soruyor. Malum 50cc üstü motor için ehliyetim yok. 15-20 dakika asker arkadaşla muhabbet ediyoruz. Büyük motorlarla geleni cok gordum ama bunun gibi bir şey ile ilk kez karsılasıyorum diyor.
Gürcistan planlarımın alt üst olmasından sonra rotami; Artvin Ardahan Kars olarak değiştiriyorum. Karsı ve Doğubeyazıtı her zaman görmek istemişimdir. Bu yüzden yarın sabah bu rota üzerinde gideceğim.

4 Temmuz . 7.Gün
Km Başlangıç ve Bitiş : 1654-2258
Gidilen Yol: 380km
08:45 – 22:36
Ayder Yaylası-Artvin-Ardahan-Kars


Sabah kaldığım pansıyonda kuymak yedikten sonra yola çıkıyorum. Bu gece Karsa varmak isityorum.
Artin yolu üzerinde baraj yanından kısa bir mola veriyorum. Birkaç fotoğraf cekerken yanıma bir BMW motor yanaşıyor. Full koruma kıyafetli ve uzun yol motoru. Belliki arkadaş motorcu. Plakamı gördükten sonra hakıkaten bununla mı geldin Antalyadan diye soruyor. Biraz orada ayak üstü konusuyoruz ve benı yol üzerindeki kasabada çay kahve içmeye davet ediyor. Yaklaşık 10 km falan sıkılmadan benım hızıma ayak uydurduktan sonra bir kahvehaneye oturuyoruz. Arkadaşları geliyor ve başlıyoruz motorlar hakkında sohbet etmeye. En son söyledikleri ise ‘’50cc 60cc farketmez sen zehri aldın bir kere iki sene sonra 600-700cc de görürüz seni’’ diyorlar. Motor sevdası boyle birsey sanırım, dedikleri gibi son bir senedir ilk önce 125cc daha sonra 200cc motor aldım, suanda 400cc için bakınıyorum.(Ayrıca A motorsiklet ehliyeti aldım) Sağolsunlar durmadan birşeyler ikram ediyorlar fakat gece Karsa varmak istediğim için çok fazla kalamıyorum ve yola çıkyıorum.
Ardahandan sonra iklim aynı Trabzon Maçka gibi olmaya başlıyor ve Ardahan Kars arasında Bilbilan yaylasına doğru çıkarken sağanak yağmura tutuluyorum ama yaz ortasında ki gibi oyle yaz yağmuru falan değil. Çok şiddetli, rampa yukarı ve sağanak yağmur altında aşağı yukarı 15km gidiyorum ki 15-20km hızla. İç çamaşırıma kadar sırılsıklam oluyorum. Yaylaya varınca bir restaurant görüyorum ve atıyorum kendimi içeriye. Bütün kıyafetlerımı değşitirerek sobanın yanına kurumaya bırakıyorum. Sağolsunlar çay corba kahve parası almıyorlar. Kıyafetlerım kuruduktan sonra hemen dısarıda piknik alanlarının yanında çardak alanına cadır kuruyorum ve bir saat kadar dinleniyorum. Çok fazla zaman kaybettim bir an once yola çıkıp gece yarısından önce Karsa varmam gerekiyor.
Karsa doğru gelirken devamlı yokuş aşağı dar ve uzun yollar var. Hava karardı vucudum hala biraz nemli ve hava çok soğuk. Motorun devamlı sola cekitğini farkediyorum ve duruyorum. Anlıyorum ki motorda sola cekme gibi bir problem yok, benım sağ elim soğuktan uyusmus. Sağ elim devamlı gazda oldugu için sol elimi bazen cebıme sokup ısıtıyorum fakat sağ elimi tamamen boşlamısım. Köyden geçerken sağda bir kahvehanede duruyorum. Önünde üç beş motor ve masada gencler oturuyor. Beni görünce masalarına davet edıyorlar. Yine çay çorba ikramı oluyor tabi, motorlardan Antalyadan ve seyahatımden konusuyoruz. Yarım saat sonra yola çıkyıorum. Karsa varmama yaklasık 10 km kala zifiri karanlıkta yolun karsına gecen iki tane öküzün tam ortasından tapagaz giderken silme bir şekilde geçiyorum, sağ kolumda okuzun kafasını hissettim o kadar yakındı. Yolculuğumun basından berı atlattığım en büyük tehlike buydu. Sağ salim bir sekilde Karsa varıyorum ve otele yerleşiyorum.
Sabah Kars turundan sonra Doğubeyazıt ve daha sonra Ercişe gideceğim.

5 Temmuz 8. Gün
Km Başlangıç ve Bitiş : 2258-2636
Gidilen Yol: 378km
08:32 – 20:44
Kars-Iğdır-Ağrı-Doğubeyazıt-Çaldıran-Erciş


Kars gerçenten çok güzel bir şehir. Zamanında savaşlarda çok el değiştirmiş çok acı cekmış. Sovyet mimarisi estetiği hemen göze çarpıyor, düzenli ve temiz. Resimlerde görebileceğiniz camiiinin mimarisi çok hoşuma gidiyor. Tabi ki hemen ‘’Kars Kahvaltısı’’ yapabileceğim bir yer arıyorum önce. Bende istanbuldan gelmiyorum, yaşadığım yerde yaylalarda (Finike -Elmalı) hayvancılık ve tarım iyidir, yani lezzetli tereyağlarına, zeytine yada peynire yabancı değilim, fakat Karsta yediğim tereyağı ve peynırler çok başkaydı, hakikaten dedikleri kadar var çok lezzetli.
Yola çıkıyorum ve ilk durağım yol kenarında ki ağrı dağı manzaralı bir zamanlar sosyal medyadada meşhur olan dinlenme yeri. Ağrı dağı manzarasında sanırım 5-6 çay içiyorum. Daha sonra Doğubeyazıta ulaşıyorum.
Doğubeyazıtta sarayı gezdikten sonra şehir merkezinde bir dönerci görüyorum, önünde 5-6 tane kocaman kocaman uzun yol motorları. Motorumu yanlarına parkediyorum ve içeri girerek motorculara selam verıyorum. Hepsi baştan asağı full kıyafetli, montlar pantolanlar botlar eldivenler. Neden bilmiyorum hiçbiri selamımı almıyor, biraz bozuluyorum tabi ama motorcularda boyle bir huy var şuana kadar gorduğum kadarı ile. Küçük motor kullanıcıları ile pek muhattap olmuyorlar. Daha sonra çıkarken moturumun plakasini görüyorlar ve Antalyadan geldiğimi anlayınca kendi aralarında konusmaya başlıyorlar. Daha sonra içlerinden biri içeri gelerek Antalyadan mı geliyorsunuz diye soruyor, bende döner yemeye devam ederek sadece evet diyorum ve sohbetin ilerlemesine engel oluyorum. Başka soru sormuyor ve çıkıyor. Bende buddha değilim canım..
Her neyse Tendüreke doğru ilerlerken Finikeden arkadasımdan telefon alıyorum, eşinin(doktor) zorunlu doğu görevi sırasında Çaldıranda ikamet ettiklerini ve çok yakın bir polis arkadasları olduğunu anlatıyor, iki dakıka sonra polis arkadas arıyor ve Tendürek Dağından sonra Çaldıranda benı beklediğini söylüyor.Çaldıran polis özel harekatta bana çay kahve ısmarlıyor, girer girmez’’biz polis özel harekat olarak tendurek dağından gececeğimiz zaman jandarmayı arayıp yol nasıl diye bilgi alıyoruz, afedersin sen ne b.k yemeye bu motorla geldin o yoldan’’ diye söyleniyor. Açıkcası oraların halen tehlikeli olduğundan haberim yoktu. Gerçi son bir iki yolda haddinden fazla askeri kotrol noktaları kurulmus yol üstünde , bu yuzden artık eskisi gibi tehlike arz etmiyor bu yoldan gitmeyi düşünen motorcu arkadaslarım var ise. Vandan ve benim van askeri anılarımdan konusuyoruz, ayrıca Antalyadan bu motorla nasıl geldiğim hakkında tabi.
Daha sonra yola çıkıyorum ve 21:00 gibi Ercişe varıyorum. 2005 te Van Edremitte askerlik yaptığım için Van cevresini iyi biliyorum. Erciştede daha once bulunmustum, 2011 deki Van depreminde Erciş çok yara almıştı. Fakat gördüm ki Ercişi yeniden insaa etmişler, çok çok güzel bir şehir olmuş.
Yarın sabah istikamet Diyarbakır daha sonra Adıyaman Nemrut olacak.

6 Temmuz 9. Gün
Km Başlangıç ve Bitiş : 2637-3217
Gidilen Yol: 580km
08:12 – 21:44
Erciş-Tatvan-Bitlis-Siirt-Batman-Diyarbakır-Siverek-Karadut.


Nemrutta gün doğumunu yada gün batımını izlemek isitoyrum fakat, ya bu sabah yola çıkarak gece yarısında Karadut köyüne ulaşarak sabah gün doğumunu izleyektım, yada gece Diyarbakırda kalarak yarın gün batımı için Karadutta olacaktım.
Yolculuk boyunca yaptığım en uzun yol rekorunu bugun kırdım sanırım. Sabah ercisten çıkarak gece Adıyaman Nemruta ulaştım ama ne ulaşmak. Yaklaşık 580 km yol yaptım. Ortalama 60km hız yapmış olsam neredeyse 10 saat motor kullanmak gerekıyor bu yolculuk için. Yemek ve ihtiyac molaları eklersek 13-14 saat sürdü.
Siverekte ciğer yedikten sonra Erikli Karadut istikametinde ilerledim. Erikliye vardığımda güneş batmıştı. Erikli Karadut yolu ise eyvah eyvah..Karadut köyü yolu Türk korku filimlerinde olan çinli köyler gibiydi. İlk defa yolda motor üstünde korku yüzünden bilidiğim sureleri okudum. Yaklaşık 20km olan bu yol benim için bitmek bilmedi. Zifiri karanlık, dar,çok ıssız ve iki dağ arasında yarık gibi bir yoldu. Sonunda Karadut köyünde yer ayırttığım pansiyona ulaştım. Bunun rahatlığı ile 3-4 tane kahve içtim sanırım. Odada biraz uyuduktan sonra gece 03 gibi zirveye Nemrut müzesine doğru yola çıktım. Yaklaşık 15km bu yol aynı derecede ıssız ve korkutucuydu, fakat kimin aklına geldiyse bu yolu parke taşı ile döşemişler. Müzeye vardıktan sonra motoru bırakarak yayan zirveye doğru yürümeye başladım. Gün doğumundan yaklaşık 40 dakıka önce ordaydım. Görüp görebileceğim en güzel gün doğumuydu. Fotoğraflardan bakmak ile orada olmak hakıkaten çok farklı. Gün doğumundan hemen önce 30-40 kişi oturmuş fısır fısır konusuyordu ki ne zaman güneş ilk ışık ile yüzünü göstermeye başladı herkezin sesi kesildi, kimseden çıt cıkmıyordu. Sinema salonunda filmin başlaması gibi. Gerçekten çok güzeldi.
Daha sonra aynı parke taşları ile yapılmış yol üzerinden sabah 6:30 gibi pansiyona döndüm. Niyetim biraz uyumak ve sabah 9 gibi Şanlıurfaya doğru yola çıkmaktı. Ama başımı yastığa koyunca bütün vucudumun titrediğini hissediyordum, bir türlü uyuyamadım.30km kötü bir şekilde döşenmiş parke taslarının olduğu bu yol üzerinde motor kullanırken oluşan titreşim hala devam ediyordu.

7 Temmuz 10. Gün
Km Başlangıç ve Bitiş: 3264-3622
Gidilen Yol: 358 km
07:41 – :23:00
Nemrut-Karadut-Şanlıurfa-Gaziantep


Çok falza uyuyamıyorum ve yola çıkıyorum. İlk önce Göbeklitepe açık hava müzesini geziyorum, Şanlıurfa şehir merkezinde çiğer yedikten ve biraz dolaşıyorum. Antalyadan sonra kültür şoku yasadığım ilk yer. Boyle tek tip olmayan karışık kültürleri seviyorum. Bir bakıyorsunuz mini etekli kızlar bir bakıyorsunuz başlarında geleneksel ortuleri olan erkeler.Farklı kültürleri ve hayat tarzlarını problem olmadan aynı potada eritebilmek hakıkaten çok güzel. Şanlıurfa gez gez bitmiyor. Daha sonra yola çıkarak akşam Gaziantepe varıyorum. Gaziantep 2-3 ile bedel sanırım. Gezecek çok yer, yiyecek çok yemek var bu yuzden Gaziantep gezisi sabah başlayacak.

8 Temmuz 11. Gün
Km Başlangıç ve Bitiş : 3626-3960
Gidilen Yol:338 km
08:06 – :21:00
Gaziantep-Kahramanmaraş-Osmaniye-Adana


Sabah erkenden kalkarak meşhur çarşılardan birine giriyorum ve kumda pişmiş Türk Kahvesi içiyorum. Mağaralar çok serin ve güzel, daha sonra ‘’Zeusta Katmer’’ de katmer yiyorum. Şehir müzesini ve zeugma muzesini geziyorum. Ardından gelen telefonlar yüzünden ‘’Kebapçı Halil Usta’’ ve uğruyorum. Kapalı çarşılarda ve magaralı kafeleri geziyorum birkaç kahve daha içiyorum.
Yola çıkarak Kahramanmaraşa uğruyorum. Aksam Adanaya varmak istediğim için çok fazla oyalanmadan Maraş dondurması yetikten sonra Osmaniye üzerinden aksam 21.00 gibi Adanada ki otelime yerleşiyorum. Yatıp dinlenmek isitoyrum ama aklım Sırdancı Bedo da J Bir duş alıp atıyorum kendimi dışarı. Sırdancı Bedoyu bulup Mumbar ve Kırkkat yiyorum. Gözümde doyduktan sonra tekrar otele gidiyorum diyeceğim ama aklıma bu defada Meşhur Bicı bıcıcı Abuzer Kadayıf geliyor. Bıcı bıcıyıda yedıkten sonra otele dönüyorum. Bugün miğde fesatı geçirmezsem sanırım birdaha hiç geçirmem. Gaziantep ve Adana yemekleri aynı günde biraz fala geliyor.
Sabah yola çıkarak gece yarısına kadar Antalya il sınırlarına girmek istiyorum.

9 Temmuz 12. Gün
Km Başlangıç ve Bitiş : 3960-4573
Gidilen Yol: 613km
08:30 – :23:36
Adana-Mersin-Alanya-Antalya


Sabah otelin terasında çok güzel bir manzaraya karşı Türk Kahvemi içiyorum.
Çarşıda biraz turladıktan sonra Yeşil Camiiyi ziyaret ediyorum. Daha sonra Kazım Büfeye gelerek Kaşarlı Simit yiyorum. Bir tane Muzlu Süt isiyorum fakat iki tane geliyor. Ben bir tane istedim diyorum ama buranın bir tanesi iki tanedir cevabı alıyorum. Meğer bir porsiyon iki bardak oluyormuş. Zar zor içiyorum iki bardağıda. Bu sırada tekrar Arora firmasını arıyorum fakat artık sponsorluktan geçtim. Amacım sadece üretim montaj yerlerini ziyaret etmek. Googledan baktıgım yer farkılı gosterıyor bu yüzden kendilerini arayarak telefona cıkan sekretere acık adreslerini soruyorum. Ziyaretinizin sebebi nedir beyefendi diyor hanımefendi. Hanımefendi diyorum daha once konusmustuk, Antalyadan cıktım buraları burları gezdim yaklasık 5000km yol yaptım ve turum yarın sabah bitecek, bitmeden sizi ziyaret etmek isitoyurm diyorum fakat bır türlü acık adresi vermiyor bayan. Lafı eveleyıp geleveliyor ve bir turlu adresi vermiyor, daha sonra dayanamayarak galiba siz ek iş olarak kokain ticareti yapıyorsunuz bu gizemin sebebi nedir diyerek kapatıyorum telefonu.
Mersine vardığımda çok aç olmamama rağmen Mersine kadar gelmişim Tantuni yemeden geçmek olmaz diyerek meşhur ‘’Memos Tantuni’’ de bir mola veriyorum.
Daha sonra Anamur yolu üstünden Antalya il sinirina girerek gün batımına Alanya ya varıyorum.
Bugün yorucu bir sürüş oluyor Alanyada konaklamak isityorum fakat bu gece burada kalırsam yarın sadece 130km gideceğim be turum bitecek. Bu yuzden bu yoluda bu gece gidip gece evimde kalmaya karar veriyorum. Serik Antalya arasında düz yolda tapa gaz giderken arkamdan gelen korna sesi ile uyanıyorum. Evet maalesef doğru, ilk kez motor üzerinde uyuya kalıyorum.3-5 sanıye içim geçiyor sanırım. Daha sonra başlıyorum kendime soylenmeye, 100km için değermi bu riske yorgunsan durup dinlensene diye. Aksuda Şimşek Köftecide durarak hem karnımı doyuruyorum hemde bıraz dinleniyorum. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra cıkıyorum yola. Yarım saat sonrada evime geliyorum. Bugun kendi rekorumu tekrar kırıyorum, bugun yaptığım km yaklaşık 610km.

28.06.2020 de çıktığım bu yolculuk;
25 il, 136 ilçe görerek 4673km motor kullanarak, 119 litre yakıt harcayarak
10.07.2020 tarihinde 12 günlük yolculuk ile son buluyor.
Zahmet edip buraya kadar okuduğunuz için çok teşekkür ederim arkadaşlar.
Umarım yazılarım ve fotoğraflar bu güzergahta ilerleyecek olan arkadaşlara yardımcı olur.



Gezi teknik verileri;
25 İl, 136 İlçe, 4673km yol
119 litre benzin = 776tl
Yeme içme= 577tl
Konaklama= 628tl
 
Son düzenleme:




nagoddogan

Yeni Üye
Mesajlar
8
Tepkime puanı
8
Arkadaşlar daha önce bu şekilde uzun soluklu paylaşımlarım olmadı. Bu yüzden unuttuğum bazı yazıları ve fotografları sonradan ekledim bilginize. Bu mesajımla birlikte son kez güncelledim yanı. Tesekkür ederim.
 
Son düzenleme:


Gezenbilir bilgi kaynağını daha iyi bir dizin haline getirebilmek için birkaç rica;
- Arandığında bilgiye kolay ulaşabilmek için farklı bir çok konuyu tek bir başlık altında tartışmak yerine veya konu başlığıyla alakalı olmayan sorularınızla ilgili yeni konu başlıkları açınız.
- Yeni bir konu açarken başlığın konu içeriğiyle ilgili açık ve net bilgi vermesine dikkat ediniz. "Acil Yardım", "Lütfen Bakar mısınız" gibi konu içeriğiyle alakasız başlıklar geç cevap almanıza neden olacağı gibi bilgiye ulaşmayı da zorlaştıracaktır.
- Sorularınızı ve cevaplarınızı, kısaca bildiklerinizi özel mesajla değil tüm forumla paylaşınız. Bildiklerinizi özel mesajla paylaşmak forum genelinde paylaşımda bulunan diğer üyelere haksızlık olduğu gibi forum kültürünün kolektif yapısına da aykırıdır.

Hep birlikte keyifli forumlar dileriz.

BENZER İÇERİKLER



GEZENBİLİR TV

           

Forum istatistikleri

Konular
101,331
Mesajlar
1,491,359
Kayıtlı Üye Sayımız
169,692
Kaydolan Son Üyemiz
Gezici007

Çevrimiçi üyeler

BENZER İÇERİKLER

SON KONULAR

ÖNEMLİ UYARILAR
HAYATİ UYARI: Forumlarda yer alan tüm konular sadece referans amaçlıdır ve içeriklerinde hayati risk taşıyan tehlikeli spor ve benzeri özel uğraşılar olabilir. Lütfen forumlarda okumuş olduğunuz spor veya özel uğraşıların uzmanlarından yardım almadan kendi başınıza denemeye çalışmayın. Aksi halde meydana gelebilecek aksiliklerden dolayı gerek forum yöneticileri, gerekse içerik yazarları hiçbir sorumluluk kabul etmeyeceklerdir.

TELİF UYARISI: Forumlarda yayınlanan yazılı ve görsel materyallerin tüm hakları ve sorumluluğu yazarlarına aittir. Bu materyalleri izinsiz kopyalamak ve kullanmak 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur.

SORUMLULUK REDDİ: Forumlarda yer alan, kullanıcıların oluşturduğu tüm yazılı ve görsel içerik, görüş ve bilgilerin doğruluğu, eksiksiz ve değişmez olduğu, yayınlanması ile ilgili yasal yükümlülükler içeriği oluşturan kullanıcıya aittir. Bu içeriklerin, görüş ve bilgilerin yanlışlık, eksiklik veya yasalarla düzenlenmiş kurallara aykırılığından Gezenbilir ve forum yönetimi hiçbir şekilde sorumlu değildir. Sorularınız için içeriği oluşturan üye ile irtibata geçebilir veya iletişim formumuzu kullanarak yönetime bildirebilirsiniz.

GEZENBİLİR SUNUCULARI: Yüksek Teknoloji ve Güvenlik Sistemleriyle Donatılmış, Merkezi Ankara'da Bulunan, YS-308 Yer Sağlayıcı Belge Numaralı ve %100 Yerli Sermayeli VERİTEKNİK Şirketi Tarafından Barındırılmaktadır.

Copyright © 2000 - 2021 Gezenbilir
Üst