Göklere Yazı Yazma Sanatı Mahya

  • Konuyu Başlatan: Konuyu başlatan Vakanüvis Tarih:
  • Başlangıç tarihi Yazılan Cevaplar:
  • Cevaplar 1
  • Okunma Sayısı: Görüntüleme 4,089

Vakanüvis

Kamp I
Mesajlar
171
Tepkime puanı
4
Yaş
53
Yer
Aydın
Dört yüz yıla yakın bir süredir Ramazan ayında gökyüzünü süsleyen mahyalar, bugün çok az sayıda zanaatkârın elinde şekilleniyor.

İslam dünyasında Türklere, özellikle de İstanbul’da yaşayanlara özgü bir sanat olarak gelişen mahyacılığın kaybolmaya yüz tutmuş dört yüz yıllık bir geleneği var. Eski İstanbul ramazanları, halkın müzik ve edebiyatla, ziyafet, eğlence ve gösteri sanatlarıyla kaynaştığı; imparatorluk kültürünün bütün inceliğiyle gözler önüne serildiği görkemli bir atmosferde yaşanıyordu. Bu coşkulu âlemi, kalplerdeki heyecandan gökyüzüne dek genişleten sembol ise mahyalardı. Gündelik yaşamını; şehrayin, donanma geceleri ve mehtap gezintileri gibi güzelliklerle zenginleştiren bir kentin ramazan gecelerini de mahyalar ve kandillerle renklendirmesi doğaldı.



Vefik Paşa, Lehçe-i Osmanî’de mahyayı ‘Çifte minareli camilerde ramazan ayında avizan olan resimli kandil’ diye tarif ediyor. Mahya kurmak; bir caminin iki minaresi arasına gerilen bir halattan küçük kandiller sarkıtarak gece karanlığına şekiller çizip manidar sözler yazmak… Bu geleneğin gerisindeki düşünce; ramazanın getirdiği sevinç, bolluk ve ferahlık nedeniyle Yaratıcı’ya duyulan şükranı vurgulamak, çocuklara ramazanı sevdirmek ve halkı iyiliğe yöneltmek.



İlk Mahya

Rivayete göre, 1614 yılında Fatih Camii müezzinlerinden Hattat Hafız Ahmet Kefevi, iki minare arasına ortası yazılı çok sanatkârane bir resim işler ve resmi zamanın padişahı Sultan I. Ahmed’e hediye eder. Padişah, çok hoşuna giden bu hediyeden ilhamla ve dini hükümlere uygun olması şartıyla ramazan gecelerinde minareler arasına resimdeki gibi mahyalar kurulmasını irade buyurur. İlk defa 1617 Ramazan’ında yeni tamamlanan Sultanahmet Camii’nde tatbik edilen bu yenilik, sonraki yıllarda sanatsal bir gelenek hâlini alır.



1723 Ramazan’ında bütün selâtin camilerinde mahya kurulması için irade çıkmış; hatta minare boyu kısa olan Eyüp Camii’ne yeniden iki şerefeli iki minare yapılması ferman buyrulmuştur. Vakıf kayıtlarında 18. asra kadar mahya kurmak suretiyle minarelerin tezyini hakkında herhangi bir düzenlemeye rastlanmaz. İlk kez 1724’te Sultan III. Ahmed tarafından Topkapı Sarayı’nda yaptırılan kütüphanenin vakfında, 9 bin akçe tahsisiyle Ayasofya’da mahya tesisine dair emr-i şerif kaydı görülür.



Ustadan Çırağa

Mahyacılığı ıslah eden ve ona sanatkârane bir eda kazandıran; Süleymaniye’nin minareleri arasına üç halat çekerek kurduğu ve sağa-sola hareket ettirdiği gezici mahyası ile meşhur Süleymaniye baş mahyacısı Abdüllatif Efendi’dir.

1877’de vefat eden Abdüllatif Efendi’nin yerini yanında çalışan oğulları alır ve mahyacılık usta-çırak düzeni içinde babadan oğula geçerek devam eder. Eski İstanbul yaşamını anlatan yazarlardan Balıkhane Nazırı Ali Bey, Ahmed Rasim, Musahipzade Celâl, Sermet Muhtar Alus, Halit Fahri Ozansoy, Ercümend Ekrem Talu ve Burhan Felek mahya konusuna değinmeden geçmemişlerdir.



Sermet Muhtar, Akşam gazetesinde yayınlanan ‘Mahyalar ve Sahurlar’ başlıklı yazısında İstanbul çocuklarının ramazanın 15’ini nasıl sabırsızlıkla beklediklerini ve akşamları ‘yandan çarklı’, ‘çifte kayık’ ve ‘kule’ gibi betimlemeleri sonsuz bir zevkle nasıl seyrettiklerini anlatır.

Halide Edip Adıvar çocukluk hatıralarını da anlattığı ‘Mor Salkımlı Ev’de sütbabasının omzunda teravih namazını kılmak için Süleymaniye Camii’ne giderken gördüklerini tasvir eder:
“Minareden minareye havada uzanan ışıktan yazılar, mavi kubbede ne garip ve tabiatüstü bir nur tecellisi idi. Ramazan’ı karşılayan bu nurdan yazılar, beni belki Belşazaar’ın duvarda gördüğü yazılar kadar şaşırttı. Karanlık ve esrarlı dar sokakların içinde sallanarak hareket eden o ışıkları kalabalığın en boylu adamının omzundan seyrediyordum.”



Gökyüzünde Mesajlar

Camilerde mahya kurma hazırlığı ramazandan on beş gün önce başlar. Ramazanın ilk yarısında yazılı; daha sonra kız kulesi, ay-yıldız, çiçek, kayık ve cami resimli mahyalar kurulur. Ramazan başında ‘Merhaba Ya Şehr-i Ramazan’, ‘Oruç Tut Sıhhat Bul’, ‘Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan’, ‘On Bir Ayın Sultanı’ ve ‘Zekât Malı Artırır’ yazılı mahyaların yerini ay sonuna doğru ‘Şefaat Ya Rasulallah’, ‘La İlahe İllallah’ ve ‘Elveda Ya Şehr-i Ramazan’ gibi mahyalar almaya başlar. 1908’de II. Meşrutiyet’ten itibaren politikanın gündelik hayatın bir parçası olmasıyla beraber ‘Yaşasın Hürriyet’, ‘Eytama (yetimlere) Yardım’, ‘Hilal-i Aher’i (Kızılay) Unutma’, ‘Tayyareyi Unutma’, ‘Yerli Malı Al’, ‘Yaşasın Misak-ı Milli’ ve ‘Yaşasın İstiklâliyet’ gibi politik ve sosyal mesajlar için de mecra olarak mahyalar kullanılır.



Günümüzde mahyalara dini muhtevanın dışında bazen sosyal konularla ilgili, bazen de propaganda amacıyla yazılar yazıldığı da olmakta. Örneğin her yıl 29 mayısta ‘Yüce Fatih Ruhun Şad Olsun’ mahyası kuruluyor. İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından yaşatılmaya çalışılan mahyacılık, Mahya Yapım Atölyesi öncülüğünde varlığını sürdürüyor. Mahya kurulan camiler arasında Fatih, Eyüp, Sultanahmet ve Süleymaniye’nin yanı sıra Üsküdar Valide, Edirne Selimiye, Eskişehir Reşadiye, Bursa Ulu Camii bulunuyor.



Mahya Yazıları

Merhaba Ya Şehr-i Ramazan

Oruç Tut Sıhhat Bul

Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan

On Bir Ayın Sultanı

Zekât Malı Artırır

Şefaat Ya Rasulallah

La İlahe İllallah

Elveda Ya Şehr-i Ramazan



Mahya Kitabı

Avrupa Birliği kararıyla Avrupa Kültür Başkenti ilan edilen İstanbul’u 2010’a hazırlayan İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı, dünden bugüne mahyaları anlatan kapsamlı bir kitap hazırladı. Bugüne kadar yazılan kayda değer metinler ve yeni araştırmaları içeren kitapta, geçmişten günümüze yüzü aşkın mahya görüntüsü yer alıyor.



Mahyanın Yapılışı

İki minare arasına gerilen birkaç sıra ip tertibatı üzerine işlenecek yazı ve resim, önce kâğıt üzerinde planlanır. Karelerin kesiştiği noktalara işaret konularak yazı ve resim oluşturulur. İpler, kareli kâğıttaki yatay çizgiler şeklinde tasavvur edilerek, işaret konulmuş noktalar ip üzerinde tespit edilir. Her birine bir ilmik konulan bu noktalara daha sonra bir çengelle kandiller yerleştirildiğinde yazı veya resim teşekkül eder. Kandil yerine elektrik ampulleri kullanılmaya başlandıktan sonra mahyalar büyük ölçüde elektrik teknisyenleri tarafından kurulur oldu.



Kaynakça:
SkyLife - Eylül 2009

mahya.jpg
 

Etiketler

Vakanüvis

Kamp I
Mesajlar
171
Tepkime puanı
4
Yaş
53
Yer
Aydın
Ynt: Göklere Yazı Yazma Sanatı Mahya

Eskiden Osmanlı'da ramazan geldiğinde İstanbul'da beklenen mahya ise ramazanın 2. yarısı yani 16. gününden itibaren yaşanan bölümü idi esasen Sülaymaniye camiinin mahyasıydı çünkü ilk 15 günlük bölümde yazılar olurdu mahyalarda ama 16. günden itibaren sultan kayıkları,balıklar ve deniz resmedilirdi. ve bu dönemde yapılan mahyaların birbirine düğümlerle oluşturulan kandiller olduğu düşünülürse ne muhteşem eserler olduğu anlaşılır. Boğa meydanı da denilen 2. Beyazıt Camiine ise mahya kurulmazdı. çünkü mesafesi mahya kurulamıyacak kadar kısaydı.

mahya 1.jpg
 

Gezenbilir bilgi kaynağını daha iyi bir dizin haline getirebilmek için birkaç rica;
- Arandığında bilgiye kolay ulaşabilmek için farklı bir çok konuyu tek bir başlık altında tartışmak yerine veya konu başlığıyla alakalı olmayan sorularınızla ilgili yeni konu başlıkları açınız.
- Yeni bir konu açarken başlığın konu içeriğiyle ilgili açık ve net bilgi vermesine dikkat ediniz. "Acil Yardım", "Lütfen Bakar mısınız" gibi konu içeriğiyle alakasız başlıklar geç cevap almanıza neden olacağı gibi bilgiye ulaşmayı da zorlaştıracaktır.
- Sorularınızı ve cevaplarınızı, kısaca bildiklerinizi özel mesajla değil tüm forumla paylaşınız. Bildiklerinizi özel mesajla paylaşmak forum genelinde paylaşımda bulunan diğer üyelere haksızlık olduğu gibi forum kültürünün kolektif yapısına da aykırıdır.

Hep birlikte keyifli forumlar dileriz.

BENZER İÇERİKLER



GEZENBİLİR TV

           

Forum istatistikleri

Konular
101,619
Mesajlar
1,495,124
Kayıtlı Üye Sayımız
170,012
Kaydolan Son Üyemiz
ogunkunt

BENZER İÇERİKLER

SON KONULAR

ÖNEMLİ UYARILAR
HAYATİ UYARI: Forumlarda yer alan tüm konular sadece referans amaçlıdır ve içeriklerinde hayati risk taşıyan tehlikeli spor ve benzeri özel uğraşılar olabilir. Lütfen forumlarda okumuş olduğunuz spor veya özel uğraşıların uzmanlarından yardım almadan kendi başınıza denemeye çalışmayın. Aksi halde meydana gelebilecek aksiliklerden dolayı gerek forum yöneticileri, gerekse içerik yazarları hiçbir sorumluluk kabul etmeyeceklerdir.

TELİF UYARISI: Forumlarda yayınlanan yazılı ve görsel materyallerin tüm hakları ve sorumluluğu yazarlarına aittir. Bu materyalleri izinsiz kopyalamak ve kullanmak 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur.

SORUMLULUK REDDİ: Forumlarda yer alan, kullanıcıların oluşturduğu tüm yazılı ve görsel içerik, görüş ve bilgilerin doğruluğu, eksiksiz ve değişmez olduğu, yayınlanması ile ilgili yasal yükümlülükler içeriği oluşturan kullanıcıya aittir. Bu içeriklerin, görüş ve bilgilerin yanlışlık, eksiklik veya yasalarla düzenlenmiş kurallara aykırılığından Gezenbilir ve forum yönetimi hiçbir şekilde sorumlu değildir. Sorularınız için içeriği oluşturan üye ile irtibata geçebilir veya iletişim formumuzu kullanarak yönetime bildirebilirsiniz.

GEZENBİLİR SUNUCULARI: Yüksek Teknoloji ve Güvenlik Sistemleriyle Donatılmış, Merkezi Ankara'da Bulunan, YS-308 Yer Sağlayıcı Belge Numaralı ve %100 Yerli Sermayeli VERİTEKNİK Şirketi Tarafından Barındırılmaktadır.

Copyright © 2000 - 2021 Gezenbilir
Üst