SON OSMANLI; YEMEN

  • Konuyu Başlatan: Konuyu başlatan SRDR34 Tarih:
  • Başlangıç tarihi Yazılan Cevaplar:
  • Cevaplar 3
  • Okunma Sayısı: Görüntüleme 2,748

SRDR34

Ana Kamp
Mesajlar
40
Tepkime puanı
0
Burası Huş’tur
Yolu yokuştur
Giden gelmiyor,
Acep nedendir?


Bir zamanlar gidenin geri dönmediği, orayı savunurken şehit düşen yüzbinlere buradaki sevdikleri tarafından türküler yakılan son Osmanlı toprağı Yemen… 1918 yılına kadar Osmanlı himayesinde olan Yemen, Osmanlı’dan en son ayrılan vatan toprağı olmasından dolayı Son Osmanlı olarak da adlandırılıyor. Ortadoğu, Arap Denizi, Aden Körfezi ve Kızıldeniz kıyısında, Umman Denizi ile Suudi Arabistan arasında yer alan Yemen 527.970 km yüzölçüme sahip. Yemen’in Arap, Afrika Arapları, Güney Asyalılar ve az da olsa Avrupalılar’dan oluşan nüfusu ise 20 milyon 727 bin. Arapça’nın resmi dil olduğu Yemen’in başkenti özgün mimarisiyle dikkat çeken kenti Sana’a. 1967’de Kuzey ve Güney olarak iki kutuba ayrılan Yemen 22 Mayıs 1990’da yeniden birleşmiş.
Son Osmanlı olarak bilinen, adına türküler yakılan Yemen bugüne kadar gördüğüm ülkeler arasında kendine ait ruhunu şiddetle koruyan ve bunu sonuna kadar insanlara hissettiren ülkelerin başında geliyor. Baş döndürecek kadar mistik bir ülke. Kendine özgü kimliğini korumayı başarabilmiş Yemen kendine ait ruhunu ülkeye adım atar atmaz hissettiriyor. Dar sokaklardaki 6-7 katlı kerpiç binalar üzerlerindeki işleme süsleriyle değme mimari binalara taş çıkartacak kadar göz alıcı. İnsanları inanılmaz sıcak kanlı. Diğer Arap ülkelerinde olmayan bir zihniyete sahipler. Müslüman olsun veya olmasın kadınlar tek başlarına şortla sokak aralarında dolaşırken kimse rahatsız etmiyor. Sinirleri adeta alınmış olan Yemenliler, yanlarında cenbiye denilen kamalardan taşımalarına rağmen bu kamaları sadece statülerini göstermek için kullanıyorlar. Bırakın kavgayı tartışmıyorlar bile. Dilenci sayısı bütün dünya ülkelerinden daha az.
Sosyal hayatı ve gelenekleriyle çok farklı bir ülke olan Yemen’in ekonomik gelişmişlik seviyesi düşük ve işsizlik yüzde 35. Susuzluk ise en büyük sorunu. Ülkenin % 90'ında neredeyse su yok. Ancak Yemen her ne kadar fakir de olsa coğrafi konumuyla stratejik öneme sahip bir ülke. Tarih boyunca Mendep Boğazı ile Kızıldeniz'in, Doğu Afrika'nın, Arap Yarımadası ve Hint Okyanusu'nun kilidi olmuş. İsa'dan önce 3 bin yılından başlayarak Çin'den ve Hint'ten gelen sadece ipekler, baharatlar değil, şeker, pirinç, tahta, değerli taşlar, tütsüler de Yemen'in 3 limanından; Mukala, Aden ve Mokha'dan dağıtılıyormuş. Bunun sebebi ise Kızıldeniz'de esen muson rüzgarlarının sırrını yalnız onlar biliyormuş. Bunun yanı sıra o tarihlerde Arap ülkelerinde başlıca taşıma aracı olan deveyi de M.Ö. 2.yy’da ilk onlar ehlileştirmişler.
Ancak Portekizliler 16. yy’da Ümit Burnu'nu aşınca baharat ve ipek yollarının seyri değişmiş. Bu olumsuzluğu gidermeye batıda zenginlerin içeceği olan kahvenin gücü bile yetmemiş. O zamanlarda kendilerine büyük önem kazandıran kahveyi Yemenliler daha 14. yy’da tanımışlar. Söylentiye göre kahve dallarını farkeden çobanlar, çok geçmeden ağıza tad, kafaya rahatlık veren bu "meyvayı" toplamaya başlamışlar. 16. yy’da bütün Arap Yarımadası'nda, İran'da Türkiye'de, Mısır'da kahve içildiği halde, tek kahve üreticisi Yemenmiş. Yine söylentiye göre 17. yüzyılda Hollandalı bir gezgin Mokha kıyılarına vardığında hasta, perişan ve bitaptır. Mokha Şeyhi'nin ikram ettiği kahveyi içer içmez iyileşince bu "ilacı" ülkesine götürecek ve tanıtacaktır. Çok geçmeden, Mokha'dan kalkan gemiler, Avrupa limanlarına, Avrupa soylularına yeryüzünün bu "lüks" içeceğini taşıyordu. Bugün dünyaca ünlü olan Moka kahvesi de adını buradan alıyor. Ancak kahvenin saltanatı uzun sürmemiş. Kahve tohumu Latin Amerika toprağını daha çok sevmiş. Günümüzde Yemen'de yılda 2 bin ton kahve üretilirken, Brezilya 1.5 milyon, Kolombiya 500 bin ton kahve üretiliyor. Ancak meşhur Yemen kahvesi ününün aksine son derece kötü.
Tarih boyunca bombaların, saldırıların, salgın hastalıkların, sayısız yıkıcı depremleri yaşayan, 1962'den sonra 8 yıl iç savaşı, 5 yıl kuraklığı yaşayan Yemen'in petrolü yok denecek kadar az, sanayii yok. Dış yardımla. Stratejik konumu nedeniyle başta Suudi Arabistan'dan olmak üzere çeşitli Arap ülkelerinden ve uluslararası kuruluşlardan yardım alıyor...
Yemen’de yüksek rakımlı dağlar dikkat çekiyor. Başkent San'a 2 bin 700 rakımlı. Tarihi Thula kenti ise 3 bin 100 metrede kurulu. Ülkenin sembolü sayılan kartallar bulunduğunuz yüksekliği hatırlatıyor adeta.
Türk askerlerinin şehit olduğu coğrafyalar ise vadilerle, dağlarla kaplı. Hudeyde'den bu ülkeye ayak basan Türk askeri San'a'ya doğru yol almış. Başkente 80 km. uzaklıktaki Huş Vadisi'nde ise büyük kayıplar verilmiş. Yemen Türküsü de burada yakılmış. Havada bulut yokken ince bir duman tabakası bugün de vadinin üzerinde. Geçit vermeyen dağların arasındaki bir tepede kurulan Huş Köyü'nün yolu gerçekten de yokuş. Dağların zirvesinde ise bugün bile ayakta olan bir Osmanlı kalesi mevcut.
Fakat ülke genelinde olduğu gibi burada da şehit olmuş yüz binlerden bir iz kalmamış. 1918 yılına kadar Osmanlı idaresinde kalan Yemen’de hala Osmanlı’ının izlerin görmek mümkün. Özgün Yemen mimarisinde olmayan tahta cumbalar ve kafesler evlerde Osmanlı mimarisinin etkilerini gösteriyor. Başkent San'a’da ise bugün hâlâ bir Türk mahallesi var. Sakinleri her ne kadar Türkçe bilmeseler ya da Türkiye'yi hiç görmeseler de kendilerini Türk olarak tanımlıyor. Bekir Camii, Kışla Camii ve Türk Kalesi bunlardan belli başlıları. Kalenin Osmanlı'dan kaldığını ancak tecrübeli bir tarihçi size anlatabiliyor.
Herkes beyaz entari giyiyor. Kıyafetin olmazsa olmazı ise bele takılan cenbiye denen hançer. Yemen’de cenbiye erkeklik sembolü sayılıyor ve bu hançeri taşımak adı konmamış bir kural. Merak edip soruyoruz herkesin cenbiye taşıdığı bir ülkede insanlar bunu birbirlerine karşı silah olarak kullanmıyor mu. Kullanılmıyormuş. Sadece prestij belirliyormuş. Cenbiye kadar önemli olan bir başka gelenek ise bir çeşit uyarıcı olan 'Qat'. Biz de gat olarak bilinen edilen bu bitki 7’den 70’e herkesin ağzında. Hayat neredeyse bu otun etrafında dönüyor. Öyle ki çok değerli olunca ülkenin ünlü kahve bahçeleri sökülmüş, yerine Yemen’e Etiyopya’dan geldiği söylenen gat ekilmiş. Hatta su sıkıntısının arkasında da bu bitki var. Çünkü çok su tüketen gat ülkenin su kaynaklarının yüzde 85'ini kullanıyor. Yani neredeyse ekilebilen alanlar ve bulunabilen her damla su ‘gat'a feda ediliyor. Gat'ın tüketimi ise ayrı bir seremoni. Kadınlar sokaklarda hiç görünmüyorlar ve hayatın hiçbir aşamasında yoklar ama evlerde onlar da katılıyor gat çiğneme partilerine. İyi yenen bir öğle yemeğinden sonra günlük gat filizleri yanakta toplanıyor. Sürekli çiğnenip yaklaşık 2 saat ağızda bekletildiğinden yanaktaki kılcal damarlar aracılığı ile kana karışıyor. Bir çeşit uyarıcı olduğu için de kullananları 'uçuruyor'. Başka ülkeler uyuşturucu sınıfına girdiği için taşınması ve satılmasını yasak. Ancak Yemen'de gat hayatın bir parçası. Hem de baskın bir unsuru. Evlerde gat çiğneme odaları bile yapılmış. Bana da bir torba verdiler ama ben sadece koyun gibi otlamaktan öte gidemedim çünkü çiğnediğim bitki olduğu gibi boğazımdan aşağı kaydı gitti, doğal olarak da bir şey hissetmedim... Sabah toplanan gat 11 gibi servise sunuluyor. Bir torba gat 5 dolar civarında. Aylık 60-70 dolar kazanan bu insanlar bu parayı nereden buluyor da bunu alabiliyorlar diye sorarsanız bunun cevabını henüz ben de bulamadım... Kadınlar mafrajların (bir çeşit vitraylı cam)önünde oturup oturup gat partileri düzenliyorlarmış. Yolda bir elinde düdük bir elinde gat poşedi ile trafiği idare etmeye çalışan polis görürseniz şaşırmayın. Dediğim gibi gat burada hayatın her anında baskın. Hatta yolda yürürken kapısı ardına kadar açık 7-8 ranzalı keşhanelerde yatan Yemenlileri de görebilirsiniz, bunlar gatı çiğnedikten sonra biraz rahatlamak! üzere uzanan Yemenliler... Bu arada polislerin, askerlerin ve kadınların fotoğraflarını çekmemeniz için baştan uyaralım hoş karşılanmıyormuş. Gerçi ben bu kuralı umursamadan bol bol çektim kimse de bir şey demedi ama bana yapılan uyarıyı ben de buradan aktarmak istedim... Yolda el ele tutuşmuş yürüyen erkekleri görürseniz şaşırmayın bu samimiyetten kaynaklanıyormuş!!! dediklerine göre...
Yemen, kimsenin sizi rahatsız etmeden sokaklarında rahat dolaşabileceğiniz bir ülke Bazı meraklı bakışlar sayılmazsa kimse sizle ilgilenmiyor. Maddi durumları çok iyi olmamasına rağmen ısrarlı satıcılar veya ısrarlı dilenciler yok. Alışveriş yapmak için birebir. Meşhur Yemen kahvesinin kilosu yaklaşık 1,5 dolar civarında. Ancak tadı pek bizim damak tadımıza uygun değil. Pek hoş olmayan aromasının yanı sıra ne kadar kaynatırsanız kaynatın erimeyen kahve tanecikleri ağzınızda kum gibi damağınızı ve dilinizi tırmalıyor. Ancak iyi bir hediye olabilir. (Ve bende olduğu gibi geriye size dönebilir :smiley:) Dünyaca ünlü Mokha kahvesi de adını buradan alıyor. Saf ipek veya kaşmir eşarplar ya da kumaşlar için Hindistan ve Yemen’den sanırım daha iyi bir yer bulunamaz (Timsah derisinden yapılan ürünler içinse Sudan olduğunu da belirtelim hemen)... Kaşmir yani yün ile ipek karışımından yapılan eşarpların fiyatı 4-5 dolar civarında. Ancak ne alırsanız alın pazarlık şart. Ciddi bir pazarlıkla bir ürünü yarı yarıya hatta 3’te 1 oranına bile almanız mümkün.
Bal, petrol, balık, kaya tuzu, mermer, kömür, altın, batıdaki verimli topraklar Yemen ekonomisinin temelini oluşturuyor. Ancak ekonominin en önemli kaynaklarından biri kilosu 200 Dolar olan Yemen’in dünyaca ünlü balı. Ülkedeki ortalama maaşın 70 dolar civarında, Genel Kurmay Başkanı maaşının 400 dolar olduğu baz alınırsa bal tutan parmağını yalar atasözünün burada geçerli olmadığı anlaşılıyor. Çünkü her gramı Yemenliler için büyük para olan balı kendileri yiyemiyor. Ülke yılda 5 milyar dolar gibi yüklü bir parayı sadece bal satarak elde ediyor. Turizm önemli bir gelir kalemi. Çölü, kıvrım kıvrım vadileri, zirvelere kurulmuş 2.000 yıllık apartmanları ve renkli gelenekleriyle turistlerin ilgisini çekiyor. Hatta turizm illegal olarak da olsa başka noktalardan da gelir kapısı oluyor. Ülkenin Mağrip bölgesinde hâlâ isyancı kabileler var. Merkezi hükümetten istediklerini alabilmek için turist kafilelerini kaçırıyorlar. Bu yüzden ülkenin belli bölgelerine gidebilmek için önceden izin alınması ya da eskort temin edilmesi gerekiyor.
BAŞKENT SANA’A[attachment=1]
Başkent San'a'nın 'eski şehir' bölgesi UNESCO tarafından korumaya alınmış. Şehrin bu bölgesinde zaman, sanki 2 bin yıl öncesinde kalmış. Kendine özgü mimarisiyle kerpiçten yapılmış evler, labirenti andıran dar sokaklar ve envai çeşit baharat satan dükkânlar sizi geçmişe götürüyor. Sana’a içinde görülecek yerlerin başında bugünkü protestoların yapıldığı yer olan Eski Çarşı, Bekir Camii, Kışla Camii şehir dışında ise Dharar Vadi’si geliyor. Bu vadide düğün kutlamaları gelenekselleşmiş. İnsanlar düğün sonrası buraya gelerek kutlamalar yapıyorlar. Vadide Yemen mimarisinin en muazzam yapılarından olan İmam El Mansur döneminde büyük bir kaya parçası üzerine inşaa edilmiş olan Kaya Saray dikkat çekiyor. Çok katlı olan bu kerpiç saray çok sayıda odasıyla gerçek bir kartal yuvası adeta. Yemen’de El Rauda, Ibb, Cıbla, Hadramut Vadisi ve Şibam, Aden, Kulan, Tula, Hacca, Moka, Taiz, Zebid, Hudeya ve Manakak görülmesi yerler arasında.

3.jpg


Başlıksız-1.jpg


2.jpg


Başlıksız-2.jpg


4.jpg
 

Etiketler

irmscher

Kamp II
Mesajlar
433
Tepkime puanı
110
Yer
İstanbul-Ataşehir
Ynt: SON OSMANLI; YEMEN

Fotografcılar için mükemmel bir ülke , bende cok gitmek istiyorum Yemen e , birde Yemen in güneyinde Yemen e ait olan Sokotra Adası var orasıda çok ilginç bir yer , araştırdığım kadarıyla yerel tur şirketleri mevcut baya turistler için turlar düzenliyorlar ama ne kadar güvenilir bilinmez
 

SRDR34

Ana Kamp
Mesajlar
40
Tepkime puanı
0
Ynt: SON OSMANLI; YEMEN

Gelişmemiş Arap ülkeleri tek başına dolaşmak için tehlikelidir. Çünkü otorite boşluğundan kaynaklanan ciddi bir başıboşluk hüküm sürer. Kaçırılma tehlikesi çok ciddi bir sorundur. En son arap baharından sonra bu daha da artmış durumda. Yemen'e arap baharından önce gittiğim zamanda bile resmi izinsiz (koruma amaçlı) bazı yerlere gidemiyordunuz. Şimdi bu tehlike daha da artmış durumda. Turu düzenleyen şirketler ne derece güvenilir. Bunu iyice araştırmak gerekir. Ya her şeyi göze alıp gideceksiniz ya da çok iyi araştırıp gideceksiniz. Ben arap ülkelerine ne zaman gittiysem başıma ciddi belalar geldi ama bir şekilde zarar görmeden atlatmayı başardım. Orada onlar gibi düşünmek ve davranmak gerekiyor ama bu ciddi bir tecrübe ve bilgi ile aynı zamanda ciddi bir şans da gerektiriyor. Biri eksik olursa ciddi tehlike altındasıniz demektir. Bunlar edindiğim tecrübeler. Bunları bilip planlamanizi ona göre naçizane olarak yapın derim. Gerisi size kalmış. Fotoğraflara gelirsek ne kadar ilkelse o kadar doğal ve güzel. Sağlıcakla kalın:smiley:
 

irmscher

Kamp II
Mesajlar
433
Tepkime puanı
110
Yer
İstanbul-Ataşehir
Ynt: SON OSMANLI; YEMEN

Aynen katiliyorum size , daha once Misir a gittim ayni anlattiklariniz gibi bir endise oluyorki Misir bir de bunlarin arasinda yine en international olani en cok turizm gelismis olan yerlerden birisi olmasina ragmen , Israil de de araplar urkutuyor yine sadece insani gordugum kadariyla , Filistin i hic anlatmim :smiley: cok tesekkur ederim tavsiyeler icin , iyi gunler ...
 

Gezenbilir bilgi kaynağını daha iyi bir dizin haline getirebilmek için birkaç rica;
- Arandığında bilgiye kolay ulaşabilmek için farklı bir çok konuyu tek bir başlık altında tartışmak yerine veya konu başlığıyla alakalı olmayan sorularınızla ilgili yeni konu başlıkları açınız.
- Yeni bir konu açarken başlığın konu içeriğiyle ilgili açık ve net bilgi vermesine dikkat ediniz. "Acil Yardım", "Lütfen Bakar mısınız" gibi konu içeriğiyle alakasız başlıklar geç cevap almanıza neden olacağı gibi bilgiye ulaşmayı da zorlaştıracaktır.
- Sorularınızı ve cevaplarınızı, kısaca bildiklerinizi özel mesajla değil tüm forumla paylaşınız. Bildiklerinizi özel mesajla paylaşmak forum genelinde paylaşımda bulunan diğer üyelere haksızlık olduğu gibi forum kültürünün kolektif yapısına da aykırıdır.

Hep birlikte keyifli forumlar dileriz.

BENZER İÇERİKLER



GEZENBİLİR TV

           

Forum istatistikleri

Konular
101,231
Mesajlar
1,490,433
Kayıtlı Üye Sayımız
169,582
Kaydolan Son Üyemiz
Selvan

BENZER İÇERİKLER

SON KONULAR

ÖNEMLİ UYARILAR
HAYATİ UYARI: Forumlarda yer alan tüm konular sadece referans amaçlıdır ve içeriklerinde hayati risk taşıyan tehlikeli spor ve benzeri özel uğraşılar olabilir. Lütfen forumlarda okumuş olduğunuz spor veya özel uğraşıların uzmanlarından yardım almadan kendi başınıza denemeye çalışmayın. Aksi halde meydana gelebilecek aksiliklerden dolayı gerek forum yöneticileri, gerekse içerik yazarları hiçbir sorumluluk kabul etmeyeceklerdir.

TELİF UYARISI: Forumlarda yayınlanan yazılı ve görsel materyallerin tüm hakları ve sorumluluğu yazarlarına aittir. Bu materyalleri izinsiz kopyalamak ve kullanmak 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur.

SORUMLULUK REDDİ: Forumlarda yer alan, kullanıcıların oluşturduğu tüm yazılı ve görsel içerik, görüş ve bilgilerin doğruluğu, eksiksiz ve değişmez olduğu, yayınlanması ile ilgili yasal yükümlülükler içeriği oluşturan kullanıcıya aittir. Bu içeriklerin, görüş ve bilgilerin yanlışlık, eksiklik veya yasalarla düzenlenmiş kurallara aykırılığından Gezenbilir ve forum yönetimi hiçbir şekilde sorumlu değildir. Sorularınız için içeriği oluşturan üye ile irtibata geçebilir veya iletişim formumuzu kullanarak yönetime bildirebilirsiniz.

GEZENBİLİR SUNUCULARI: Yüksek Teknoloji ve Güvenlik Sistemleriyle Donatılmış, Merkezi Ankara'da Bulunan, YS-308 Yer Sağlayıcı Belge Numaralı ve %100 Yerli Sermayeli VERİTEKNİK Şirketi Tarafından Barındırılmaktadır.

Copyright © 2000 - 2021 Gezenbilir
Üst